21 Ocak 2015 Çarşamba

bir iki şarkı, son zamanlarda olanlar vesaire...

Finalleri alnımın akıyla atlattım. Bu dönem altı ders aldım, üçünden kaldığımı zannediyorum. biri kesin, diğer ikisi muhtemel. Neyse ölmemem de bir başarı bence. Dün Koray'la konuşuyorduk. "Bu dönem ortalamam bir elli falan olacak sanırım." dedim. O daha iyi bir ortalama bekliyor kendisi için. "Fizyonun finaline girmedim." dedim. "Neden?" diye sordu, "Çünkü ikinci vizesine de girmemiştim." diye yanıtladım. Bu halime yorumu şöyle oldu: "Değişiksin." 

Değişiğim vallahi. Küçüklüğümden beri ifade ediliyor bu, kelimeler değişiyor ama anlam hep aynı. Bazen tuhafsın diyorlar, bazen anormalsin diyorlar, biraz daha ılımlı yaklaşanlar veya meme koparmaya çalışanlar farklısın diyor. Velhasılı, bir şekilde değişikmişim.

Dün iki buçukta otobüse bindim, akşam dokuza kadar yollardaydım. Yolda bir adam el etti, beni falanca yere kadar bırakır mısınız diye. Otobüsün yarısı boştu zaten, aldılar adamı. Falanca yere geldiğimizde de indirdiler. Yanımda bir sırt çantası, bir bilgisayar vardı. İçimden bir ses "Ulan sen de in ve bir maceraya atıl balık!" dedi. Ama kendime hakim oldum.

Bir şapkam var, bu gün Mahir Abi'min onaylamaz bakışlarına maruz kaldı ama, tüm Ankara -bir oğlan hariç- beni bir bacı, bir evlat olarak benimsedi bu şapka sayesinde arkadaşlar. Bu kafamda olduğunda hayat daha pembe, daha pamuk, adetağ bir unicorn boku. Cidden. İnsanların yüzleri gülüyor, sesleri yumuşuyor. Otobüs firmasından tonton amca biletimi alırken kırk yıllık tanıdığıymışım edasıyla "Al bakalım biletini. Peron numarası 27, iyi yolculuklar Cessie" desin. Bakın böyle yazınca normal gibi geliyor ama ses tonu ve mimikler mühim. Yol boyu götümden ayrılmayan muavin oğlana da buradan sevgilerimi iletiyorum ayrıca -.-

Çok abuk subuk anlatıyorum ama buralardan uzak kalışıma verin, paslanmışım hehe. Finaller bitene dek Mert'in evinde kaldım. Evden Ankara'ya döndüğümden beri, yaklaşık 20 gündür sanırım, onun evindeyim. Bu süre içinde komşular sadece bir kez şikayete geldi. Bence bu bir başarı. Finallerimin bittiği gün veya ondan sonraki gün Ebru da geldi. Ebru çok sık sarhoş olamadığından içmeye karar verdik. Bu dönem de ayık mı dolaşmadım ne oldu anlamadım. Hayır bir gün bir delilik yapacağım. Bundan önceki seferde pencereden atlamaya kalkmıştım mesela, Mert tutmuştu. Ondan öncekinde elimde çekiç üst kata çıkıp komşu kadının kapısına dayanmaya kalkıştım. Neyseee. Bu kez her şey daha sakindi. Ebru hemen sızdı, Mert'in uykusu vardı. Ben öyle kendi başıma kaldım, hoş olmadı. Sabahlara kadar saçmalamayacaksak ne lüzumu var sarhoş olmanın amaaan.

Ertesi akşam Ebru'yla Kentpark'a gittik bir şeyler yemeye. Bir geri zekalı olduğundan kız gecemize Fadi'yi de dahil etmeyi başardı. Fadi erkek. Her neyse çok da fena değildi güldük falan. Zaten 21 yaşında üç genç bir araya gelince gülmeyip naapsın amk. Sonra saat dokuz gibi ayrıldık, işte ODTÜ metrosuna doğru yürüyoruz Ebru'yla. Orada feci dar bir kaldırım var, ortasından ağaçlar, elektrik direkleri falan fırlayan bilirsiniz. Oğlanın biri işte o kaldırımda, yanımdan geçerken popomu elleyiverdi! Dondum kaldım bir an. Kendime gelir gibi olunca "Noluyo ya?!" diye bi çemkirdim. "Nooldu nooldu?" diyen Ebru'ya "Popomu elledi ya! Popomu elledi!" diye haykırarak cevap verdim ve koşarak uzaklaşmakta olan sapığın peşine düştüm. Kaçmıştı ama sesimi duyar umuduyla oralarda "GERİ ZEKALI İBNE" diye bağırmayı ihmal etmedim. Eşcinseller lütfen üzerine alınmasın, ben ibne'yi hakaret olarak kullanma taraftarı değilim ama nedense sapığın bunu hakaret olarak algılayacağına emin oldum o an. Hayatımda 3. kez başıma böyle bir şey geliyor. İlkinde 9 yaşındaydım ve tacize uğradığımı anlayamamıştım. İkincisinde dershanedeydim ve ortalığı ayağa kaldırmadıysam bu bir şeyleri yanlış anlayıp anlamadığımdan emin olamadığım içindi. Bu kez bildiğin emin oldum yani, çok emin oldum ama insan yine de hazırlıklı olmuyor böyle şeylere. Yoksa kickboksta öğrendiklerimi arkadaşta uygulamayı denemez miydim?

Dedem gözünden ameliyat olmuş. Mecit Abi'mlere gittik bu gün. Ben çocuklarla oturdum. Yengem Ridade'yi kötü yola sürüklediğime inanıyor sanırım. Mahir Abi'm feysimde bir şey görmüş ve teyzeme yetiştirmiş, teyzem de anneme. Annem "o şey"i bir daha kesinlikle yazmamamı istedi ve "öyle şeyler" yazdığım için bana kızdı. Ama "o şey" ney inanın hiçbir fikrim yok. "Ne yazmışım anne, ne görmüş?" diye sorduğumda "Ne yazdıysan sen daha iyi bilirsin" gibi bir yanıt aldığımdan ve kesinlikle bilmediğimden, aynı şeyleri tekrar tekrar yazma ihtimalim çok yüksek. Ben de çareyi tüm akrabalarımı engellemekte buldum. Arkamdan bi telaş sevgilimin feysini bulmaya çalışmalar, erkek arkadaşım diye tanıştırdığım çocukla beni bi yerlerde gördükleri şeklinde iddialar bilmemne. Bezdim vallahi. Kimse derdini benimle konuşmaya tenezzül de etmiyor. Hadi ablamların derdi dedikodu, ya sen Mahir Abi'msin bi kendine gel fkdsfjds. Aramızda 8 yaş var taş patlasa 9. Birbirini rahatça anlayabilecek insanlarız. Hoşlanmadığın bir şey gördüysen memnuniyetsizliğini bana dile getirsene gidip teyzeme anlatacağına. Ama tabii ki o asla beni adam yerine koymadığından. Son görüşmemizde mesela şey demişti bana "İnsan senin hayatına bakarak nasıl yaşamaması gerektiğini anlayabilir." Benim onu üzecek bir şey yapabileceğimi hiç sanmıyorum çünkü birbirimizin hayatında birbirimizi üzecek konumda bulunmuyoruz. Ancak birbirimizi rahatsız edebiliyoruz biz. Ben 17 yaşıma kadar onun ettiği her lafa üzülmeyi başardım mesela. Sonra herkesin ortasında, o yaşta bir kızın, benim, dayağı falan hak ettiğim yönündeki zırvalıklarına çemkirdikten ve onlar gittikten sonra sinirden ağladıktan sonra, üzülmedim artık.

Geçenlerde anneme yurtta mutlu olmadığımı ve Mert'e taşınmak istediğimi söyledim. Bu bir tartışmaya dönüştü, tartışma annemin istedikleri gibi olmazsam beni sileceklerini söylemesiyle hararetlendi, annemin bunu söylediğini inkar etmesiyle son buldu. Annem inkar etse de etmese de bunu söyledi, söylerken de ciddiydi. Bir gün böyle bir şey olmasını da bekliyorum aslında, ben asla onların istedikleri çocuk olamadım. Beş yaşından beri bunun suçluluğunu duyan, yedi yaşından beri aklında "keşke ölsem" düşüncesi olan bir tipim. Şu anda böyle nevrotik, depresif ve saçma sapan biri oluşum beklenmedik değil sanırım.

Evdeyim. Annem asla böyle bir tartışma yaşanmamış ve yaşanamazmış gibi davranıyor. Aklına geldikçe beni öpüyor, sarılıyor, şaşıracaksınız belki ama karşılık bekliyor. Bu gün ikinci gündü, bileklerimi kesmemek için hatrı sayılır bir çaba harcamak zorunda kaldım mesela *.* Çareyi uykuda buluyorum. Yarın Esin'e gideceğim. Ankara'ya da dönmek istemiyorum, yurda hiç dönmek istemiyorum. Gerçekten kayıplara karışmak istiyorum.

Bir ara çok dinlediğim sonra unuttuğum sonra tesadüfen hatırladığım şarkıyı da şöyle bırakayım.

12 yorum:

  1. Şok cihazı taşımalıyız :/
    Hala oluyor mu böyle tacizler ya!

    Benim derdim, son videonun videosu ile alakalı. Benim bu aralar pek sık dinlediğim, Massive Attack - Live With Me'nin videosu bu :/
    Bilmediğim bişiler mi var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala oluyormuş valla.

      Video hakkında bir şey bilmiyorum açıkçası. Bu şarkıyla da birleştirmişler demek ki, hiç fikrim yok.

      Sil
    2. "Kaçak Adlı grubun Massive Attack'ın Live with me adlı şarkısının klibiyle bütünleştirdiği bence de harika yaptığı şarkısı." diyor altında, buna bütünleştirmek denmez, hazır klibe çöreklenmek denir ayol. Neyse, kim olduklarını hiç bilmiyorum, söylenmeyeyim, gideyim.

      Sil
    3. Ben de dinleyenler falan yapmıştır diye düşünmüştüm, yapıyolar ya öyle ne biliym film sahnesiyle cartla curtla. Grubun kendisi mi yapmış, iyi yapmamış. Sevmem çöğürtme işleri -.-

      Sil
  2. Bir oda arkadaşın vardı, şenlikten dönüp videolar çekerdiniz:( Odanızı kendi yurt odama benzettiğim için çok sevmiştim videoları. Ne oldu ki ? :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala var :) Aramızda bir iki küçük sorun var sadece.

      Sil
  3. baksana blogumaaa oleey :)

    YanıtlaSil
  4. çılgın çocuk isooo :d
    sen yine de önlemlerini al
    emanet verem mi sana
    pıçaklarsın
    (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eheh başım belaya girer sonra.
      Belki biber gazı falan. :D

      Sil
  5. allam ya hep başına bişiler geliyo yaaa:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten ya her zaman saçma bişey geliyor başıma :D

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;