20 Haziran 2015 Cumartesi

çok atarlı şeyler


dört buçukta kalkıp araziye gittik, on bir- on bir buçuk gibi döndük. biraz uykusuz biraz yorgundum. yattım iki gibi, üçte kalkmak için de alarmı kurdum. kalkamadım. duymadım bile alarmı, sanırım kapatmışım. sonra tuvaletleri temizledim sonra da bilgisayarı açtım. dört bir yandan haber gelmiş, virüs girmiş bir şey olmuş. millete bir link gönderilmiş benim hesabım üzerinden. hiç ne yapacağıma dair bir fikrim yok. uyku arasında bir şey yapmadıysam, aklım başımdayken herhangi bir şeye tıklamadığıma yüzde yüz eminim. zaten bozuk olan moralim daha çok bozuldu.

dün değil önceki gece esin'e mesaj attım. burada mutlu insanlar var dedim. var da. kocaman kocaman gülüyorlar, hep gülüyorlar. tavla oynuyorlar, dizi izliyorlar, çalışıyorlar, ama gülüyorlar da. ben kendimi çok tuhaf hissediyorum burada dedim. etrafımda hiç böyle insanlar olmadı, benim çevremdeki herkesin bir sorunu var. biz lisedeyken de hiç böyle mutlu değildik, hep sıkışmıştık, hep kendimizi nasıl ifade edeceğimizi bilmiyorduk dedim. bu insanlar düşünmüyorlar diye eleştirdiğimiz insanlar ama öyle veya böyle mutlular dedim. hiçbiri ne yapacaklarını bilmiyorlar ama hiçbiri o kadar da rahatsız değiller, hiç de ölmüyorlar dedim. kendimi savaş gazisi gibi hissediyorum, fiziken ve ruhen sakatlanmış, dedim. onlarla bolca zaman geçirmelisin, gözlemlemelisin dedi esin. kendini onlarla kıyaslamamalısın ve kendine değil onlara odaklanmalısın, mutluluk öğrenilebilen bir şey dedi. bu insanları hayatlarında hiç zorluk görmemiş veya üzülmemiş sanma dedi. çok farklı olduğunu düşünme, tanıdıkça anlarsın dedi. emin misiniz ya? dedim. kendimi gregor samsa gibi hissediyorum ben burada. esin gözlemle onları dedi. nasıl mutlu olduklarını mutlu olmayı nasıl bilebildiklerini anlamaya çalış, keşfet, paylaşırsın dedi. ama ben burada bir gregor samsa daha buldum... ama ona odaklanmayacağım tabii. 

bu konuşmadan daha önce yukarıdaki şarkıyı dinledim. otobüsteyken galiba. sözlerine baktım, içimi bir öfke bastı. tam şu noktada seviyesizleşmek ve kabalaşmak istiyorum, umarım yazaken ağlamaya başlamam. geçmiş ilişkilerinden kalma yaraları tırnaklayıp duran ve sonra da yaralarını mazeret gibi gözümüze sokan, kimi zaman da sarmamızı isteyen her bir geri zekalıyı fil siksin inşallah. seni de siksin tom. another love ha, another love... hazır değilsin madem yeni bir aşka başlama. madem öyle tek başına çürü geri zekalı. madem karşındakine hak ettiği sevgiyi veremeyeceksin siktir git. ay hepinizden nefret ediyorum ya. öyle aman aman bir aşk hayatım da yok ama iyi gözlemliyorum, hayatıma giren iki adam da böyle böyle ebemi sikti. geçmiş paranoyalar, geçmiş acılar, beni de sakatladılar beni de kendilerine benzettiler. benim hayatıma girmiş olanlardan değil yalnızca her birinizin hayatına giren her bir salaktan ayrı ayrı nefret ediyorum. kırılganlığınızdan ve mızmızlığınızdan nefret ediyorum. oturup beklemenizden nefret ediyorum. her şeyi oluruna bırakmaktan nefret ediyorum ve bunun beni öldürdüğü gibi, sizi de öldürmemesinden nefret ediyorum ama lale müldürün dediği gibi siz zaten ölüsünüz. sürüne sürüne yataktan kalkıp kick boksa gittiğim her bir günü hatırlıyorum. sikerler diyip buraya gelmek için yaptığım başvuruyu hatırlıyorum. bar köşelerinde ağlayışlarımı banyo köşelerinde ağlayışlarımı hatırlıyorum. insanlara öldürün beni diye yalvardığım zamanlar bile oldu hepsini iğrenerek hatırlıyorum. her defasında seni yaralayan bir şey bile yok balık hadi bakalım yeni bir gün başladı diye kendimi motive etmeye çalışışımı hatırlıyorum. insanın sevdiği ölçüde kırılabildiğini öğrendiğim halde, sevmeyi de parçalana parçalana öğrendiğim halde, olsun diye yeniden yeniden başladığımı hatırlıyorum. o duvarlar yıkıldıktan sonra, hepsinin anlamsızlığını görüp zırhımı da çıkardığımı, artık ortada çırılçıplak durduğumu hatırlıyorum. hala, şimdi bile diyorum ki her şey mümkün, her şeyi mümkün kılmak elimizde. tamam diyorum, madem öyle, benim ağzım da burnum da yanmadı. sen dur ben harekete geçiyorum. ama diyemiyorum. çünkü bir şeyler büyümeden öldürülmüş bile. o çizikler, o kaşınıp duran yaralar, o korkular yüzünden. kaybetme korkunuzu da fil siksin. 

ben bir zamanlar bir yazı yazmıştım. belki paramparça olurum demiştim, sonra birileri beni toplar bir kaseye koyar, üzerime de tutkal akıtır kase olurum, ama var olurum. yeniden biçimlenecek kadar kırılmaya takatinizin olmayışı hasta ediyor beni, onu da sikeyim. 

sonra kafamda başka bir şarkı çalmaya başlıyor, o şarkıda diyor ki where there is a desire / there is gonna be a flame /where there is a flame / someone's bound the get burned / but just because it burns doesn't mean you're gonne die / you've gotta get up and try... sonra da hadi bakalım diyorum hayatımı kökünden değiştirecek bir karar almaya hazırlanıyorum sadece her şeyin mümkün olduğunu bildiğimden, herkesin de gözüne sokmak istediğimden.

sonuç olarak kırgınım oldu mu? dün kırıldım. önceki gün kırıldım. yarın daha çok kırılacağım belki. oldu mu? benim de yaralarım vardı, elimden geldiğince kapanmalarına izin verdim, oldu mu? hala kendimi onarmaya çalışıyorum, hala bir şeyler feci şekilde yanlış ama kürek çekmeyi bırakmıyorum oldu mu? 

bazı hataların bedelini ödüyorum, bazılarınınkini hep ödeyeceğim. oldu mu? dengesizim evet, oldu mu? ruh sağlığım da bozuk, oldu mu? ben kalkıp buralara geldim sırf tekrar yaşamaya başlayabilmek için ve burda siktiğimin tuvaletini paspaslıyorum, bulaşık yıkıyorum, sabahın dördünde kalkıp araziye çıkıyorum ve beş gündür, yaşadığımı hissediyorum. oldu mu? ve hiçkimseyi sürüklemeye gücüm yok, oldu mu?

5 yorum:

  1. Hahahhsadhsjah virüs olayı hk yazacakken gözüm Samsa'ya takıldı, ben biraz klasikler özürlüyüm, daha yeni kitabı aldım elime, ortasında felanım, onu da erkek arkadaşımdan ödünç aldım düşün yani <3 Ay bu kadar random bi virüse üzülüncek kadar da boş değil yani hayatın.

    Bir de, şey, bilmiyorum ya, sanki hayat beni sikmese, şuan 30 yaşımdayım, onca şeyden sonra yeniden mutlu kalabilmeyi beceremezdim. O nedenle şuan dünyanın en kırılganı da olsan, Samsa da olsan, doğru düzgün bir hayat sorumluluğun olmadığı için -burada bahsini ettiğim bir gelire sahip olmak, yalnız yaşamak zorunda olmak, kişisel kurallar ve sosyal sorumluluklar, kendi ayakların üzerinde durmak ve bir ev geçindirmek gibi- etrafındaki olumsuzlukları seçip, onlara üzülmeye vakit bulabiliyorsun bana kalırsa :((( İnan bana, büyük bir şehirde bir meslek edinip, tek başına bir düzen kurmak zorunda kalınca bu anlattıklarına üzülmeye bile vaktin olmucak Cessie.

    Asdfdkajska çok ciddi konuştum ay ben hiç alışkın değilim böyle şeyler yazmaya ama durum net olarak bu. Seni mutsuz görmek yerine, şimdilik eğlenceli kitap yorumlarını ve Ankara'daki makul düzeyde atraksiyonlu öğrenci hayatını okumayı tercih ederim. Sonrası kendiliğinden gelecektir.
    Tatilin tadını çıkar ^^
    Öptüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hep küçük şeylere takan biri oldum ya. O gün salak virüs cidden üzdü beni çünkü zaten üzgündüm direncim düşüktü bok gibi hissediyordum. Gecikmeli ergenlik yaşıyomuşum ben doktorlarım bu konuda mutabık ahahha.

      Büyüyünce geçecek diyorsun yani, ben öyle yorumladım tüm söylediklerini.

      Burası bana çok iyi geldi. Banyo yıkadım tuvalet temizledim bulaşık yıkadım. Bu gün çay demlemeyi öğrendim, evet daha yeni öğrendim ahahah. Ankaranın kasvetinden evin boğuculuğundan uzaklaşmak çok iyi oldu. Yaşamaktan yazmaya fırsat bulamıyorum pek güzel şeyleri ama uzun uzun anlatırım kesin bi ara. Hehe burası da az çok atraksiyonlu yani.

      Bu yorumlarınızı aklımın bi köşesinde bulunduruyorum hep iyi oldu ciddili şeyler yazdığın :*

      Sil
  2. eveeeet bak işte onlar gibi ol yani düşünmeeeee doğanın içinde doğayla ak git işteeee :)

    murphy daha yeni okudum yazdım yaaa nefis. kahraman çok tuhaf :)

    YanıtlaSil
  3. Kimler gibi olayım anlamadım hiç

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bak yazını bi daha oku bak söz etmişsin ki onlar işteee :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

  • YARIM HAYAT - Dünya hayatı kısa bakarsın Rabbim beni yanına alır bazen diyorum Rabbim beni yanına al. Hayat kısa biz kimseyi kırmamaya çalıştıkca biz kırılıyoruz ve şu...
    9 saat önce
  • Denemeler - 7 - -I- Beni var eden ya da başka bir deyişle varlığımın tozlu sayfalarının arasında gezinirken, harcadığım zamanımı anlamlandıran tüm kelimelerin; tozlu kı...
    12 saat önce
  • Röportaj: The Radio Dept. - 1995’te kurulan İsveçli shoegaze, dream pop grubu The Radio Dept. ismini bir benzin istasyonundan aldı. Politik duruşlarıyla tanınan, Pet Shop Boys esint...
    1 gün önce
  • KOKULAR* - Öğleden sonra boyamı ve kitabımı yanıma alıp kuaföre doğru yola koyuldum. Onlarca kere yazdım, bir kere daha yazacağım, bu kadar çabuk uzayan saçlarımdan d...
    1 gün önce
  • fakat müzeyyen bu derin bir uyku. - hellö okuyucu! sana şu an iki haftadır kesintisiz dört saat uyumuşluğu olmayan beyazı yerini kan kırmızıya terketmiş gözlerimle bakıyorum. hayır, bi hayl...
    1 gün önce
  • Roskilde, Danimarka - Müzikle biraz ilgiliyseniz Roskilde adını muhtemelen daha önce çok kez duydunuz. Roskilde diye internette arasanız 50 bin nüfuslu şehrin kendisinden ziyade...
    2 gün önce
  • Yok - Yazamıyorum dostlar, yazıp yazıp siliyorum. Bana ne oldu böyle bilmiyorum. Aslında çok sinirliyim, aynı zamanda da değilim. İki şehrin hikayesi gibi bir öy...
    3 gün önce
  • Tarla Kuşları - *"Konuşmak yalan söylemektir."* William Burroughs'a atfedilir ifade. Kim söylemiştir inanın ilginemiyorum. Fakat sözün doğruluğu önemli. Sözcükler hiçbir z...
    6 gün önce
  • Bu da geçer, alışmalısın alışmalısın Vişne - Günler yine birbirinden habersiz geçip giderken yine hiçbir şeye yetişememenin verdiği telaşla sürekli bir yerlere koşuşturuyorum. Şu sıralar hayatımın ar...
    1 hafta önce
  • sefiller - *victor hugo* akıllı insan azla yetinerek yaşar. şatafatlı hayattan hoşlanmam. sırmalı, işlemeli elbiseler giymedim hiçbir zaman. kötü şekillenmiş ruhlara ...
    1 hafta önce
  • Senin Sevdiğin mi, Seni Seven mi? - "Spotim ne zamandır platonik aşık olmuyor?" diyen biri oldu mu içinizde? Olduysa şunu söyleyeyim tam bir aydır platonik aşıktım. Ama ne oldu? Şimdi içimde...
    1 hafta önce
  • Hayır Canım Ne Domol'ü? - Birbirimize ağrıyan yerlerimizden bahsetme yaşına geldik. Şikayeti olanımız dev bir "AOOOAAAA HEMEN YARIN DOKTORA GİDİYORUZ!" korosuyla karşılanıyor, koroy...
    1 hafta önce
  • - odanın kapısını yumruklamak, duvarlara elime ne geçerse fırlatmak istiyorum. sonrasında belki camdan atlarım. evim dördüncü katta, sürtüklerin meskeni bir ...
    3 hafta önce
  • - "İyi düşünürseniz iyi olur." Peki ya kötü düşünürsem? "Kötüyü çağırmayın." Ya istemeden çağırırsam? İyi düşünmeye çalışırken, kovmaya uğraştığım kötü düşünce...
    3 hafta önce
  • Apartman Sohbetleri ve Bir Mim - İş yoğunluğumdan üzerine düşünüp yazamadım. Hepiniz yaptınız, sincice arkadan okudum, çok eğlendim. Ben de bir yolunu bulup, blogspot ahalisi ve özellikl...
    4 hafta önce
  • Bu bir dönüş yazısı diil - Buralar ciddi anlamda issizlasti. Bu bir donus yazisi degil cunku hala bilgisayarimi yaptirmadim. Bu kisa yaziyi da telefonumdan yaziyorum. Ingilizce kilav...
    5 hafta önce
  • Şarkı boyunca gözünü kapat dedi çekik gözlü kadın. - ... https://www.youtube.com/watch?v=ZKuF5ElELgU . bir lunaparkın ortasındayım, hiçbir şey dönmüyor. . yeşil bir bahçede kurumuş bir saksı çiçeği gibiyim, izl...
    5 hafta önce
  • zeytinyağı ve zamanlama hatası - Zeytinyağına ekmek banıyorum. Neşeli müziklere neden acıklı sözler yazıyorlar bilmem. Aylardır gidip geldiğim yol üzerinde güvercinlerin yayıldığı bir arazi...
    1 ay önce
  • 08 - geçmiş ne acayip bir şey. eski fotoğraflara bakarken zaman hiç geçmemiş gibi hissediyorum. bir kaç gün önce oldukça sarhoşken yazdıklarım nerede bulamıyorum ...
    2 ay önce
  • #17 çelınc / soru:17 - soru on yedi diyor ki: 2017'de olmasını çok istediğin bir şey. çelıncı başlatırken, soruları seçerken falan cevapları hakkında pek fikrim yoktu aslında. ç...
    2 ay önce
  • Ocak'17 - Buraya çok nadir uğrar oldum. Takip ettiğim blogların yayınlarını bile açıp okuyamıyorum. En azından blogum boş kalmamış olur diyerek meydan okumaya katıl...
    2 ay önce
  • YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı! - [image: haydar-colakoglu-yolo-uygulama] *Ulaşımda En Pratik Yol O! sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için ger...
    4 ay önce
  • Taşra ve Vampirler - Köy yaşamı ne güzeldir değil mi? Yeşillikler içinde, sessiz sakin, herkes birbirini tanır, birbirine destek olur... YANLIŞ! Köy yaşamında sükunet, roll...
    7 ay önce
  • Elveda Ayın Aydınlık Yüzü - Evet, blogumu taşıyorum. Altı yıldır yüzlerce anı, duygu ve düşüncemi aktardığım bloğum artık Önüm Arkam Kitap ismiyle yoluna devam edecek. Sadece isim ...
    7 ay önce
  • sen en güzel tutkuydun şimdi de en güzel vedasın - Ben bu bloga veda etmiştim biliyorum ama hikayesini hep burada anlattığım adamla sonumuzu anlatmadan gitmek istemedim.Okuyun bunu çünkü sanırım ilk defa...
    7 ay önce
  • Film: Eagle vs Shark - *-Eagle vs Shark-* *Dir: Taika Waititi* *-2007-* Eagle vs Shark, toplum tarafından dışlanmış, asosyal diyebileceğimiz iki karakterin birbirleriyle tanışmas...
    11 ay önce
  • BOWIE ŞARKILARIYLA EFSANELEŞEN FİLM SAHNELERİ - "We can be Heroes, just for one day" sözleriyle aklıma kazınan ve yapılmaya çalışılanın aksine ölümüyle değil, yaşadığı zaman yaptıklarıyla efsane olan ...
    1 yıl önce
  • ♥ ♥ ♥ - Bu günün şarkısı Şebnem'den "hoşçakal" olsun... Daha yaşanacak ve yazılacak çok şey var. Ama bundan sonrası kendime kadar... Bugüne kadar yaptığınız tüm güz...
    1 yıl önce
  • affet beni nolaaarr - kocaman sevgiler kucak dolusu öpücükler benim canım canım canım arkadaşlarım; öncelikle, ben samsunda kyk da kalıyorum ve bu yurt yeni yapıldı o yüzden int...
    1 yıl önce
  • ups & downs - *Ocağı ve şubatın ilk haftasını dışarıya -neredeyse- kapalı olarak geçirdim.* Bu durum yine çaktırmadan "kafa" oluşturmuş bende. Dışarıya çıkıncı fark ett...
    1 yıl önce
  • something in the way - taşınıyorum-uz. annemle. buraya iki aydan uzun süredir uğramadım ve şu an konuşabileceğim başka bir yer yok gibi. (*17 Ocak 2016 - 02:36*) cevap beklemiyo...
    1 yıl önce
  • Romantik Komedi - Bu aralar romantik komedi filmlerine taktım. Hepsine bayılıyorum! Bu filmleri izlemek insana mutluluk veriyor. Fazlasıyla eğlendiriyor. Ve farkettim ki izl...
    5 yıl önce

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;