8 Ekim 2015 Perşembe

ben bunları hiç şiir olsun diye yazmıyorum

ellerimi tut.
yüzüme bak
gözlerime değil, yüzüme.
sana bir sır vereceğim
ben öleceğim
biz şimdi sonsuz bir uzaydayız
sonsuz olduğunu düşünmeyi yeğlediğimiz bir uzayda
bir misket tanesinin üzerindeyiz
kayıyoruz, düşüyoruz
sonsuzluğa

ellerimi tut
o zaman hissedeceksin nasıl terli ve
kaygan olduklarını
sana bir sır vereceğim
ben gideceğim.
ölmeden önce gideceğim.
bu misket tanesinin her bir karışını dolaşmak için
gücümü ve cesaretimi topladığımda düşeceğim yollara
saçlarımı tara
yıllar sonra beni tekrar bulduğunda
taranamayacak kadar karışmış olacaklar
güzel kokmadıklarını, ipek gibi olmadıklarını biliyorum
saçlarıma her nasılsalar, 
öyle şeylere dokunuyormuş gibi dokun
sana bir sır vereceğim
infilak edeceğim
ölmeden önce
hatta belki gitmeden önce
bir savaş göreceğim
bir savaş vereceğim
sevdiğim her şeyi korumak adına.
dizlerime bak
döndüğümde parçalanmış olacaklar
eğer ben yeterince değişmişsem ve sen hiç değişmemiş olursan
ya da tam tersi
sen saracaksın onları
tanrıysam ben eğer
yani buna inanıyorsak
gelecekten haber veriyorum işte 
herkesten önce sana söylüyorum
her şeyi unut hakkımda,
bunu unutma:
ben öleceğim
biz şimdi sonsuz bir uzaydayız
sonsuz olduğunu düşünmeyi yeğlediğimiz bir uzayda
bir misket tanesinin üstünde
ellerim terli
saçlarım karışık
dizlerim paramparça ve 
kazanamadığım savaşlar verdim.
işte bu yüzden
tam da bu yüzden.

*şunu ısrarla not düşmek istiyorum. ben bunları kesinlikle şiir yazma niyetiyle yazmıyorum. zaman zaman çokça doluyorum. uzun cümleler kurmaya takatim olmuyor.düşünmeye ve düşüncelerimi dillendirmeye üşeniyorum. o zaman küçük fotoğraf kareleri canlandırıyorum gözümde, onlar üzerinden, minik imgeler üzerinden yani, olabilecek en kısa şekilde derdimi anlatmaya çalışıyorum.
yazdığım hiçbir şey edebi bir değer taşımıyor. bu güne kadar taşımadı, bundan sonra taşımayacak. hiç o dünyaya adım atmak haddim değil, asla da böyle bir işe kalkışmak istemiyorum.
bir de, gecenin bu saatinde, bunu dinleyin hadi. 

7 yorum:

  1. Ama neden öyle diyosun dizlerin çok güzel ve anlatmışsın, aktarmışsın hissettiklerini...okul başladı iyisindir umarım :)

    YanıtlaSil
  2. Ayrıca sabah sabah Chopin dinlemek de iyi geldi ihtiyacım varmış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya çünkü hiçbir zaman öyle bir amacım olmadı. 10 yaşında falan yazar olmaktan vazgeçtim galiba ve hâlâ söyleyecek kayda değer bir şeyim yok bu yüzden.

      Ay sevindim iyi gelmesine, müzik hep hayatımızı kurtarıyor :)

      Sil
  3. Bazen ben de yazıyorum böyle. Sonra da atıyorum çöpe. Çünkü diyorum ki onca kelime varken kurulacak cümle varken iki kelimecik yazıyorum... Paylaşamıyorum. Sonra o kelimeler atıldığı yerde birikirken içimde de birikiyor.
    Paylaşmak gerekmiş ama. Cesaret vericisin Cesiciğim.
    Şiir olmasın. Edebi de olmasın. Yazmak iyi bir şey işte. Tam olarak açıklayamıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En bencilce yaptığım eylem yazmak olabilir. Sadece kendim için yazıyorum. Ha o zaman neden yayınlıyosun sorusu geliyor hep, çünkü paylaşmak güzel çünkü çok güzel insanlarla iletişim kurma imkanı var. Ama birileri okusun diye değil ben yazayım diye yazıyorum. Sen de paylaş, düşündüğün hiçbir şey çöpte birikmesin...

      Sil
  4. sen yaz yine de. bukowski havası var bak.

    bi deee, şiirin ilk satırlarına güldüm. salak mert vardı ya yedinci caddede, o başka bir yerine bakıyodu ya :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;