15 Ekim 2015 Perşembe

yine saçmalayacağım ama ne saçmalayacağım ben de bilmiyorum...

Son zamanlarda insan olmaya çokça çabaladığımdan, egomu ve kırgınlığımı ve öfkemi bir kenara iteleyip Mecit Abi'me duygusallı özürlü bir mesaj attım. Ertesi gün beni aradı, aradığında antrenmandaydım. Sonra ona dönmedim. Sabah da "Bana mesaj atarak, mektup yazarak, telgraf çekerek veya posta güvercini ile ulaşabilirsin." gibi bir mesaj attım. Hayır, konuşmayı kesinlikle istemiyorum. Çünkü kırgınlığımı o kadar da kenara iteleyememişim.

Az önce Kieslowski'nin dekaloglarının ikincisini izledim. Yandaki inanılmaz bir sahne bana sorarsanız.

Pazartesi günü derste Citizen Kane'i inceledik. Hoca "İçinizde annesi babası kendisine bir kez olsun sarılmamış olan biri var mı?" diye sordu. Çok sevildiğimden ama nasıl yanlış sevildiğimden bahsetmedim. Kendi içimdeki sefil diktatöre kısa bir bakış atmak zorunda kaldım. Benim için çok ilginç deneyimler bunlar.

Yine çok tuhaf hisler içerisindeyim. İçimde bir sıkıntı bir panik. Özellikle geceleri uyuyamadığım gibi sabit kalmakta da zorlanıyorum. Sürekli bir hareket etme isteği içindeyim. Geceleri uyumadığımdan gündüzleri uyuyorum. Burcu iyice tuhaflaştığı için (ben uyurken çarpılan dolap kapıları ve garç gurç yerlerde sürüklenen sandalyeler) doğru düzgün uyuyamıyorum da. Yine de kendimi uykusuz hissetmiyorum fakat biraz yorgunum.

Belki bir film daha izlerim. Size Bozkırkurdu'nu yazacağım, belki Yurttaş Kane'i yazacağım ama şu ruh halimden arınamıyorum. O yüzden belki de yazamayacağım.

Cidden odamda yaşamak istemiyorum.


8 yorum:

  1. Süprizler devam ediyor blogunda. En sevdiğim roman belki de Bozkırkurdu ve onun yazısını bekliyorum tez elden :) Kieslowski'nin dizisini henüz izlemedim. Lakin Üç Renk ve Aşk Hakkında Kısa Bir Film'i zamanında seyretmiş ve bayılmıştım. Godard, Kieslowski, Haneke ve Kubrick mucize yönetmenler (çenem düştü).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bozkırkurdu hakkında hayatımın şu evresinde yazmazsam çok yazık olacak. İlaç gibi geldi bana da, bir yandan çok etkilendim ve sarsıldım bir yandan yol gösterici oldu. Bu dönem biraz daha okumaya da izlemeye de düşünmeye de hevesliyim galiba. Bana da sürpriz oluyor bunlar :D

      Sil
  2. Çok sevilme ama yanlış sevilme durumu...

    Bozkırkurdu'nu bende okumak istiyorum tez zamanda!
    Kieslowski'yi de Üç Renk'ten biliyorum ve yukarıdaki yoruma katılıyorum.
    Kieslowski, Haneke ve Kubrick mucize yönetmenler gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vivre sa vie de çok güzel, bence sen seversin. Çokça siyah beyaz çokça estetik, biraz karanlık biraz kırılgan.

      Sil
  3. mecit abiyle zamanla iyileşirsiniz ya. odanı değiştir madem yaa. yurttaş kane zor film ya. kieslowski oleey :) annen seni ama sen küçükken doğru sevmiştir ama yaa :) vivre sa vie indirdim netten izlicem :) benim film seçkilerine de bak arada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır Deep annem beni ben küçükken de çok doğru sevememiş maalesef :)

      Sil
  4. ....egomu ve kırgınlığımı ve öfkemi bir kenara iteleyip....insan da hayvan da bambaska,coook eski gecmise giden bi yonumuz var,..zihin oyunlari belgesilinin.birinde esnemenin bulasici olduguna deginilmisti..beynin ilgili bolumu ve nedenleri vs...ego cok benim bilemiyecem anlatamayacagim ama arinmayi isteyip asla arinamayacagim bisey,cunku ben varsa ego var.neyse iste,saatler sabah dahafazla uyumaya yonelecek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet esnemeyle ilgili olayı biliyorum bana da bir hocam anlatmıştı. Egodan kurtulmaktan çok onu sağlıklı kılmak gerek belki de.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;