26 Ekim 2015 Pazartesi

yüzyüzeyken konuştuk


yemin ederim hayata bu konser vesilesiyle tutunuyordum bir haftadır. dün gece görkem'le yüzyüzeyken konuşuruz konserine gittik. çok iyi geldi. nasıl iyi geldi, fena iyi geldi yalnız.

dokuzda buluşacaktık ama ben buluşma noktamıza (soul'un önü(!)) ulaştığımda saat dokuz buçuk olmuştu. görkem hâlâ kendisini hayatımın dışında hissediyormuş, aramıyormuşum, sormuyormuşum. bir de üstüne üstlük onun yakarışlarını takmıyormuşum. ama ben gerçekten geçmişle şimdi arasında bir fark göremiyorum ki. arayıp soran bir insan değilim genel olarak, bakın ebru'yu da aramıyorum. etrafımda kimler varsa onlarla iletişim halindeyim, ne bileyim. bir de gerçekten param yok. hiç ihtiyacım olmadığı halde bir mont aldım. fotoğraf çekeceğim diye gaza gelip fotoğraf makinesi aldım. pişman değilim ama param yok. param GERÇEKTEN yok. bu yüzden de insanlara buluşma teklifinde bulunmuyorum. çok mantıklı bence. ama bunlara inanmıyor görkem.

konserde arkalardaydık. "orkon golsoydon boylo orkodo kolmozdok" dedi görkem. dedim köpeğim olsun yüzyüzeyken konuşuruz, benim canım sağolsun ya. öyle de coolum.

her zaman olduğu gibi çok fazla fotoğraf veya video çekmedim. (konser boyunca da gözlerimi kapatıp titreştim zaten. titreştim diyorum çünkü dans edemediğimi biliyorum.) çünkü anı yaşayalım, çünkü ne gerek var. ama şu fotoğrafı tarihe not düşmek adına paylaşıyorum.

ya biz ki kimseyi bulamazsak kırklı yaşlarımızda evlenmeye karar verdik. biz ki bir hayatı paylaşacağız, ne zaman sarılmak öpmek istesem kaçıyor bu çocuk... ben de böyle kalıyorum ortada. gerçekten bana da yazık arkadaşlar, bırakın bir özgürce seveyim sizi.

görkem'e biraz uğur bey'den biraz koray'dan biraz da son ölme girişimimden bahsettim. sanırım hepsine ortak tepkisi şu oldu: "gerizekalı" 

ankara'nın kanayan yarası ulaşım. tabii ki sokaklarda sabahlamak zorunda kaldık çünkü ulaşım aracı yok. çünkü taksiyle kızılay'dan kampüse veya merte gitmeye kalksam böbreğimin birini kesinlikle satmak zorunda kalırım. öyle olunca şuursuzca sokaklarda sürttük. köfte yedik, ben midye dolma yedim. 48372587842 gündür sayıklıyordum, sonunda istediğimi aldım, mutluyum.

telwe'de oturduk çünkü yalnız orası açıktı. orası da kapatınca, sokakta kaldık kelimenin tam anlamıyla. görkem ateş etrafına toplaşmış midyeci oğlanların yanına gitmeyi de reddetti, halbuki ben ateş başında dans etmek istiyordum.

aslına bakarsanız galiba şehirler geceleri, gündüz olduğundan daha güvenli. neden biliyor musunuz? taksiciler dışında insan yok çünkü ortada. hayat duruyor. yine içinde faşizm kelimesi geçen bir cümle kurdum görkem'e ve şöyle dedim: "şimdi bu faşizm değilse ne?" gerçekten yani, ben mi yanlış anlıyorum bilmiyorum ama adam bize "on bir buçuktan sonra evinde otur" demiyor mu sizce de? çünkü öbür türlü geri dönemiyorsunuz evinize. şehir ölü gibi. ses yok, insan yok. sokaklar bomboş.

böyle olması bir açıdan güzeldi. inanılmaz bir özgürlük hissiyle doldurdu içimi o boş sokaklar. caddeler benimdi, şehir benimdi. dünya benimdi. ve bu güzeldi. kendi sokaklarımda şarkı söylemek de güzeldi.

ilk metroyla mert'e geldim, gelir gelmez de yattım. az önce kalktım. staj raporumu ne yapacağımı düşünüyorum kara kara. yazamayacağım bu gidişle allahım.

uğur bey dedim, ondan da bir parça bahsedip gideceğim. ebru'nun iknası sonucu bir de küçük algısal sapmalarımın verdiği rahatsızlık nedeniyle gittim uğur bey'e. ilaçlarımı aylardır kullanmadığımı öğrenince çok kızmadı, bu durumu kabullendi. bu aralar iyi olduğum için, yeniden başlamaya da niyetlenmedi. "bir süre bekleyelim bakalım ne olacak " dedi, "yeni bir depresyon mu, bir mani atağı mı, yoksa böyle devam mı edecek, bir görelim." "ha tamam o zaman" dedim ben de "o zaman bir daha delirirsem geleyim" "delirirsen gel." dedi. delirirsem gideceğim.

bacaklarım ağrıyor, karnım ağrıyor. yatacağım, film izleyeceğim. galiba bir ara ders de çalışmam gerek, sınav tarihlerimi de hiç bilmiyorum. benimki de böyle bir yaşam işte, size şarkı bırakıp gidiyorum.

8 yorum:

  1. off ya iyi misin. midyeyi şeyde mi yiyion. yüksel caddesinin başında, metro çıkışının orda de mi yaa :) ölme girişimi ne ya. bu gerçek değil ama de miii.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok metro çıkışında değil. Rast gele bi midyeci işte :) çok gerçeküstü yaşıyorum Deep :)

      Sil
  2. Konserlerle Yaşayanlar.. Evet var böyle insanlar. Ben de grubun üyesiyim :) Para, şöhret, yat kat ya da başka hiçbir şey beklemiyorum hayattan, sadece konser olsun, bir iki de eşlik edecek insan, yeter bile.

    Hayatta beceremediğim ve sevmediğim bir şeydir konserde foto çekmek. Büyünün yok olmasından korkarım. Şunu ayarla bu açıdan çek vs derken o an gidiveriyor. En temizi anı yaşamak. Titreşmek, dans etmek veya durup ağlamak. İnsanlar Morrissey'in sessiz Asleep performansını cep telefonlarına kaydederken ben ellerim boşta, ölmeye çabalıyordum mesela.

    Böbreklerin ikini de satmak gerekebilir, takislerin de maşallahı var. Dünya para. Bu sabah binmek zorunda kaldım (erkenden yataktan çıkıp bu kadar geç evden çıkmayı nasıl başarıyorum hala meçhul) ve bir konser parası vermişimdir adama. Zaten istediğim yerde de bırakmadı, "kavşaktan dönmeden bıraksam seni olmaz mı abi" dedi. Üstelemedim, gittim. Soğukta bin kilometre yürüdüm. Başkent olduğu söylenen ve on yıllardır yaşadığım bu kentin ulaşım sorunu artık kangrenleşti. 10'dan sonra otobüsü geçtim metro bile yok. Welcome to the jungle. Dımı dımı dımı dım. Hala ve hala da malum adamı seçiyor ya insanlar.. Ya hepsi zengin, Lennon gibi Rolls Royce'larla konserlere veya başka etkinliklere gidiyorlar ya da o saatte zaten sokağa çıkmayıp evlerinde kös kös "ada programları" izliyorlar. Joker'ın ya da noxus'un yakınında bir ev tutacağım sonunda, tek odalık. Gece konaklayıp sabah çıkmalık. Ya da bir karavan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay Mert'in interneti çok kötü. Yorumumu yayınlayamadan silindi, neyse tekrar yazacağım. Bence de yalnız konserler olsa bir de güzel dostlar yeter de artar bile.

      O günün anısına bir iki kare belki bir küçük video olsun istiyorum elimin altında ama birkaç saniyelik bir video çekip bırakıyorum. Konser esnasında müziğe odaklanmak daha doğru gibi geliyor.

      Gerçekten rezalet ulaşım durumu. Karavan fikri çok iyi benim de hayalim bu. Hayır bahsedilen beye oy verenler de eminim aynı zihniyetten insanlar çünkü haklılar, ne işimiz var o saatte sokaklarda(!) Hadi konseri monseri bi kenara bırakıyorum, daha acil daha önemli bir durum olunca ne yapacak, ne yapıyor bu insanlar onu merak ediyorum.

      Sil
  3. ya seninle olan zevklerimiz beni deli ediyo biz çok aynıyız!

    yerim n güzel heyeanlı anlatmışsın :) konserde eğlenmene beğenmene sevindim çünkü yüzyüzeyken konuşuruz'un 2 konserine gittim maalesef ikisi de tarif edemeyecğim kadar kötüydü :( bir daha onların konserlerine gitmeyip sadece evde dinlemeye karar verdim.

    son feci'nin 4 konserine gittim hatta bu haftasonu 5 olucak.. :) ve tam tersi onların da tüm konserlerine gitmeye karar verdim çünkü inanılmaz güzel oluyor konserleri.

    ayrıca foton çok hoş! 40ları beklemeyin 35te evlenin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya Mia, seni buralarda görmek ne kadar güzel! Artık eskisi kadar yazmıyorsun, ben de seni özlüyorum.

      İnan konserde eğlenmemin nedeni eğlenmeye kararlı oluşumdu galiba. Grubun performansını ilginç bir şekilde sönük buldum, dinleyiciyle mi uyuşamadılar, bilemiyorum hiç. Ama ben keyif almaya karar verdim ve minimum kaynaktan maksimum verim elde ettim ahah.

      Ay teşekkür ederim :D 35? bilemiyorum ki ahah

      Sil
  4. yaşasın erkekleri zorla çekiştirip öpen kızlar!

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;