12 Aralık 2015 Cumartesi

en iyisi size kitap anlatayım

Merhaba, işsizlikten ne yapacağımı şaşırdığım için şimdi size kitap anlatacağım. Daha önce bahsetmiştim galiba, bu aralar biraz yeraltı edebiyatına, biraz Beat'e kaymak istiyorum kayamıyorum diye. Kitabın Beat ile alakası yok ama okuduğum ilk underground Türk yazar olabilir. Böyle nitelemek de ne kadar doğru çok bilemedim, ama olsun.

Ben bu kitabı Edebiyathaber'de gördüm ve o şekilde okumaya karar verdim, bir alış veriş esnasında da Dost'tan aldım ve birkaç saat içerisinde kitabı okuyup bitirdim. Yani gerçekten bir sabahımı aldı. Bu esnada da Anıl Nişancalı'yı twitter'dan biraz taciz etmiş bulundum galiba. Kendisine de söylediğim gibi bunlar hep kıskançlık hep huysuzluk başka bir şey değil. 22 yaşındasınız, bir kitap yazıyorsunuz, Ayrıntı basıyor. Kıskandım, kıskanırım, böyle şeyler olabilir.

Şimdi bir kitap nasıl anlatılamaz'ın örneğini verirken, bir de üstüne yazarı kıskanıyorum, ben de böyle bi' malım çünkü ama eğer verdiğim linke tıklarsanız üç aşağı beş yukarı fikir sahibi olacaksınız zaten.

Kitap çok keyifli, çok akıcı ve bu konuda eminim hepimiz hemfikir olacağız. Ama buralar hep aşk seks ve rakınroll değil. Aslında buralar hep çeşitli buhranlar, çeşitli ergen aşkları ve çeşitli bok gibi aile ilişkileri olabilir. Hikâye bunlardan besleniyor. Kahramanımız bir kız seviyor, sevdiği ölçüde sıçıp batırıyor, bir kitap yazıyor ve önüne gelenle yatıyor, makul miktarda bira tüketiyor, zaman zaman altına işiyor, orantısız biber gazı ve plastik mermilerin kurbanı oluyor. İşte size beş saniyede mevzuyu özetledim.

Ama bütün bunların yanında bir de kahramanımızın kız düşürmek için yazdığı hikâyeler var, uçmak isteyen çocuklar var, ne iş yaptığını anlatmaya çalışsam anlatamayacağım, zaten anlatmak da istemediğim kadınlar var, kirlenen banyolar var, kırılan burunlar var, gençlik günlerini hızlı geçirmiş yaşlılar var.

Ne var ki kitabın sonuyla ilgili kafama yatmayan şeyler var. Oldu bittiye mi geldi, biraz zorlama mı olmuş ben karar veremedim. Yine de kitap hiç fena sayılmaz. Siz de bir göz atmak istersiniz belki.

2 yorum:

  1. Şuan ben de kıskandım :D Ayrıntı'dan çıkması cidden ilginç. Türk yeraltı edebiyatına dair bir fikrim yok maalesef. İsimleri falan biliyorum ama hiç oturup da okumadım (Küçük İskander hariç - beğenmedim). Beat'lere ve Amerikan/İngiliz yeraltı edebiyatlarına hayranım <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük İskender ben de pek okumuyorum. Bu kitap da... Yani fena değil işte, fena değil. Çok bir numarası yok çerez tadında ama çocuk daha 22 yaşında yahu.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;