6 Ocak 2016 Çarşamba

ağğ dehşet içindeyim

biliyor musunuz? galiba artık çiçekleri seviyorum. dehşet içinde olmamın nedeni bu. yani artık çiçekleri seviyorum gerçekten.

31 aralık günü ve gecesi inanılmaz yoğun geçti benim için, biraz bahsettim zaten size. adana'ya getirildiğimi de biliyorsunuz. o gece hayatımda ilk kez uçağa bindim, tepeden şehrin ışıklarına baktım. belki biraz halim olsa gözlerim falan dolabilir, çok duygusal anlar yaşayabilirdim ama çok yorgundum.

kimseyle konuşmak istemiyorum beş gündür falan. dün ruh ve sinir hastalıkları hastanesine gittik. SAKİN OLUN, DELİRMEDİM. esin hâlâ doğum iznindeymiş, bizimkiler de benim durgun halimi biraz büyüttüler, o yüzden oraya gittik. mecit abi'min bir arkadaşına gittik, adam orada çalışıyor, polikliniği orada, nedeni bu. yani ben artık kendimi az çok tanıyorum bu anlamda, ne zaman ne kadar ihtiyacım var böyle bir şeye kestirebiliyorum. mesela bu kez yoktu. zaten adam da anneme gayet iyi olduğumu, benimle ilgili bir sorun olmadığını söylemiş. ilaç falan verme niyetinde de değil. mis gibi.

hayatımda ilk kez gerçek deliler gördüm. deli demekten çekinmeyeceğim, kendime de deli diyorum. deli'yi ötekileştirici veya küçültücü anlamda kullanmıyorum. hayır aksine bu insanlara normal dışı ya da hasta demek daha can sıkıcı, deli daha haysiyetli daha karizmatik bir sözcük. doktoru ararken koğuşlara sızma fırsatım oldu çünkü.

inanılmaz bir deneyimdi, büyülendim. annem ve babam çok etkilendiler tabii, rahatsız oldular, orada beklemek istemediler. ben olmadım. herkese geri zekalı gibi sırıtarak bakmış olabilirim. habitatımı mı buldum bilemiyorum, gayet huzurlu bir ortamdı bence, dalga geçmiyorum. keyfim yerine geldi, biraz toparlandım.

geldiğimden beri kısmetse olur izleyerek beynimi eritiyorum ve anne yemekleri yiyorum. bir hafta sonra yine gideceğim fırat bey'e çünkü sohbetimi sevmiş ve beni bir kez daha görmek istiyormuş. "kibarlık ediyorsunuz ama bu gerekli mi şimdi?" dedim. "istemiyorsan çok gerekli değil ama, ben seni bir kez daha görmek isterim." dedi. eyi o zaman, giderim. belki yine içeriye sızarım.

bütün bunlar dışında, ender canlıymış. koray'la hâlâ görüşüyoruz ve mina'ya 8 sayfalık kasvet kasvet bir mektup yazdım. umarım okurken çok darlanmaz. son olarak size hayatımı çok özetleyen bi şarkı bırakıyorum:

5 yorum:

  1. Geipvolunca yada disimiz agridiginda nasil uzman bor tip insanina gidiyorsak ruhumuz dalgalandiginda da gidilebilmeli,konusmak guzel..deli gibi yemekle ilgili de konusulabilir.benim ihtiyacim var tibbi destege,seni kutlarim.engin kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, deli gibi yemekle ilgili de konuşulabilir. Umarım gerekli adımları siz de atıyorsunuz :)

      Sil
  2. Malesef gerekli adimi atmiyorum,madalyon psikiyatrinin onunden otobusle gecerken , iceri dalip hey ben delirdim diye bagirmak istiyorum.gecmise takinti,korku,olum,kayip gibi durumlar...gelgitler zmn zmn,bi kanalizazyon baligi, bi ermik hoksel bisry olan ruhsal dalgalanmalat,gece sessizlik aksam uzerileri ve kapanmamayi sevmeme durumlari...ama iyiyim cok eskiye gore,ruhum yalama oldu bazi benliklerime

    YanıtlaSil
  3. Gerekli adimlari psikolojik danismanlik anlaminda malesef almiyorum,on yil once aldaydim yasanan bircok ruhsal duygusal gelgitler arsyislar sorgulamalarckonusmalar vs daha seyrek okurdu,tedaviyi kitaplarda aramistim,artik okumuyacak kadar iyi sayilirim.tabi madalyon psiikiyatrinin onunden otobusle gecerken, iceri dalip hastayim ben diye bagirmayi hayal ediyorum.hastalik eger sotun degilse sorun degildir,sacma basit bi soz,son bes yilda belkide daha az kapanma korku sorgulama...yinede kapali sessiz ev ve korkularim zmn zmn dokunuyor.sıkıntı yok, kilo takinti korku disinda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda ne söyleyebilirim bilemiyorum tabii ki sizin seçiminiz. Yaşam kalitenizi çok etkiliyorsa belki bir deneyebilirsiniz ama :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;