12 Ocak 2016 Salı

merhabaaa! çok mutluyuuuuğm!

tabii ki aslında çok mutlu değilim. sadece hepimiz için, kendim için de biraz moral yükseltici bir imaj yaratmaya çalışıyorum. kesinlikle çok mutlu değilim,hatta mutlu bile sayılmam.

sabahın beşinde yattım, sanırım dokuz gibi uyandım ve gözümü açar açmaz çok can sıkıcı bir haberle karşılaştım ve "kesinlikle yanlış anlıyorum ben bu olayı" diyerek uyudum.
biliyorsunuz, bowie hayatını kaybetmiş. fangörllük kesinlikle yapmayacağım, hayatıma çok geç girdi bowie. ve çok değer verdiğim biriyle -benim için- çok özel bir anı paylaşırken fonda space oddity çalıyordu ve o anın ağırlığı nedeniyle bir dönem kesinlikle space oddity dinleyemedim ben. hâlâ çok sevmeme rağmen çok dinleyemiyorum, coverlar aynı etkiyi yaratmıyor. yani, üzgünüm bu konuda, tabii ki üzgünüm. 

onun dışında dün gece (hatırlıyor musunuz bilmiyorum ama liseden, dergi ekibinden de arkadaşım) ayşe'yle konuştuk, bu gün için buluşmayı kararlaştırdık. adana'da kitap fuarı var, fuar alanında buluştuk. herhangi bir söyleşiye gidemedik çünkü uyanamadık, hazırlanamadık vs. hızlıca hayatlarımızdan bahsettik birbirimize. onun hayatıyla ilgili can sıkıcı ve güzel hadiseler, benim hayatımla ilgili can sıkıcı ve güzel hadiseler, bol bol kitap, daha ne olsun?

bir sürü ıbık zıbık şey aldım, ebru için ayraç, mert için one piece posteri, koray için üzerinde kıllı götler olan bir not defteri. kendim için uykusuz'un kartpostallı takviminden aldım ve penguen'den iki poster ve kitap ayraçları yeeey. 

sanırım beş kitap aldım, yazarların hiç birini daha önce okumadım. bu yüzden bu kitaplar konusunda heyecanlıyım.gündüz vassaf'ın cehenneme övgü'sünü ayşe'nin gaza getirmesiyle aldım çünkü sanırım üç beş yıldır "ben bu kitabı kesinlikle anlamam" diyerek elime alıp alıp geri bırakıyordum. halldor laxness'den özgür insanlar'ı kesinlikle kendi hür irademle aldım. yazar hakkında hiçbir şey bilmiyorum, ismini dahi duymamıştım, fuar alanında gözüme çarptı ve arka kapağı okuyunca ve içinden birkaç sayfa karıştırınca ilgimi çekti. joanne greenberg'den sana gül bahçesi vaadetmedim'i yine lise yıllarımdan beri yüzlerce kez duydum ve almak hep aklımdaydı, ayşe'nin önerisiyle onu da daha fazla bekletmedim. aldığım diğer iki kitabı da metis standındaki görevlinin tavsiyeleri üzerine aldım, bize kısaca yazarlardan ve kitaplardan bahsetti ve neden olmasın diye düşündüm. biri andrey platonov- dönüş (ki yazar için son 20 yılın en iyi rus yazarlarından biri dedi adam.) ve rana dasgupta- tokyo uçuşu iptal (bu kitap hakkında da uzun uzun konuştu, anlatım tarzını ilgi çekici bulduk ve bu da yine son yılların çok iddialı yazarlarından biriymiş.) 

tavsiye üzerine aldığım iki kitaptan ve gözüme orada çarpan özgür insanlar'dan özellikle mutluyum çünkü bir sürü kitap blogu takip ediyorum ve uzaktan da olsa çok fazla yazara aşinayım ve artık kitapçıya girdiğimde boğulacak gibi hissediyorum. kesinlikle "ya bunu da okumalıyım" dediğim kitapları üst üste ve yan yana dizsek sıradağlar oluştururuz ve onlara bakmaktan başka kitapları göremiyorum. aynı zamanda sağda solda, orada burada bu kitapları sürekli gördüğüm için daha haşır neşir olamadan sıkıldım, bunaldım. popüler kültür boğuyor, popüler kültürün beni boğuyor olması daha çok boğuyor, bu kafalardan neffffret ediyorum ama bu kafalardayım falan filan. bu yüzden hakkında hiçbir şey bilmediğim bu üç kitap hakkında gerçekten mutluyum. onun dışında mina'nın bana gönderdiği, yine hakkında en ufak bir şey bilmediğim kitaplar var, bir kısmı ankara'da olduğu için onları yazamıyorum ama onlardan da mutluyum.

virginia woolf ile hâlâ boğuşuyorum, bir aydır onunla gerçekten "boğuşuyorum." 10 sayfam falan kaldı, kitap bitince hislerimi yazacağım zaten. tüm bunlar dışında her şey olağan seyrinde, evde olmak biraz rahat ve güvenli hissettiriyor artık. hatta ankara'ya dönmeye gücüm yokmuş gibi bile hissediyorum ve bunu ailemden kimseye söylemiyorum çünkü kesinlikle göndermemeye kalkarlar. ama böyle olmaz, güvenli köşelere sığınmaktan çok ayaklanıp hayatla yüzleşmek gerek artık. o zaman size üç gündür dinleyip durduğum coverı bırakayım, hayatın cilveleri üzerine kafa yoralım haydi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;