30 Ocak 2016 Cumartesi

#SessizKalmıyoruzÇünkü


Merhaba bebeklerim, biraz çemkirip gitmeye geldim.  Hepimiz iflah olmaz ikiyüzlülüğümüzle yüzleşelim istiyorum, başka derdim yok.

Geçenlerde 19 yaşında bir kızcağızın tecavüze uğradığı haberi ortalığı salladı. Bir de başka bir kızcağızın başına musallat olan klavye sapığı var. Kaynaklar karşıma çıkan ilk kaynaklar, çok fazla kurcalamadım muhtemelen mevzuları zaten biliyorsunuz.

Hep birlikte galeyana geldik. Kocaman kocaman harflerle her yerlere sessiz kalmıyoruz yazdık. Kendimi de ayırmadan söylüyorum, çok afedersiniz ama BOK KALMIYORUZ.

Aşk-ı Memnu'nun bir bölümünde, karısından artık kesinlikle ilgi görmeyen Adnan Bey, alkolün ve cinsel isteğini tatmin edemeyişin azgınlığıyla Bihter'e saldırıyor. Kadıncağıza tecavüz ediyor. Biz buna aile içi tecavüz diyoruz, bir kısmınız kocasıdır, yapar, adam haklı diyorsunuz. "Ama Cessie" ile başlayarak benzer bir yorumu ismini vermek istemediğim bir arkadaşım yaptı. O noktada pek sakin kalamadım, yumruklar ve tekmeler konuştu. Şaka yapmıyorum.

Bir gece Mert'le fena halde kavga ediyorduk Kızılay sokaklarında. İkimiz de alkollüyüz ama kesinlikle sarhoş değiliz. Ben çok öfkeliyim, Mert'e biraz uzak durmasını söylüyorum. Oysa koluma yapışmış, kesinlikle brakmayı reddediyor. Bir noktada zıvanadan çıkıp çemkirmeye başlıyorum, Mert beni metroya sürüklüyor, iyice delirip bir yandan şemsiyemi kafasına indirmeye çalışırken bir yandan etraftaki insanlardan yardım istiyorum. İnsanlar tuhaf bakışlar atarak yanımızdan uzaklaşıyor.

Siz Mert'in kim olduğunu biliyorsunuz, onlar bilmiyor. Siz buna şımarıklık, çocukluk, herhangi bir şey diyebilirsiniz ama onlar diyemez. Onların gördüğü, 19 yaşında bir kızı kolundan tutup zorla bir yerlere götürmeye çalışan bir adam.

İleride zabıta görüyorum, polis kadar cancanlı değilse de bir ağırlığı vardır diye düşünerek el ediyorum, beni görmüyorlar. Mert durumun ciddiyetini kavrayıp beni bırakıyor. Bütün bunlar olurken bir allahın kulu çıkıp en azından "Arkadaşım ne oluyor, derdiniz ne sizin?" demiyor.

Bunu fark etmenin dehşetiyle daha çok sinirleniyorum. Kızılay'ın ortasında, Dost'un yakınlarında durup herkese çemkiriyorum: "Bravo hepinize! Gözünün önünde öldürseler umrunuzda değil! Yazıklar olsun!" falan diye. Tabi bunlar benim her zamanki histerik manyak hallerim değil mi? Ama değil işte.

İşte bu kadar sessiz kalmıyoruz. İşte bu kadar sessiz kalmıyorsunuz. Ne zaman bir kız öldürülse insanlar ikiye bölünüyor, birileri orada ne işi varmış burada ne işi varmış diye atıp tutarken, birileri sözde dışarı çıkma, istediğimizi yapma hakkımızı savunuyor. Kendince tepki gösteriyor. Sıcak evinde, bilgisayarının başında.

Şöyle bir hesabım var. Burada bana "Selam" yazsanız, muhtemelen konuşmayı suratınıza kapatırım. Çünkü buradaki "selam"ları genellikle "sekse var mısın canım" takip ediyor. Sizin ergen çocuklarınız yapıyor bunu bakın, komşunun oğlundan, yeğeninden, kuzeninden falan bahsediyorum uzakta arama. Sıklıkla karşılaştığım sorulardan biri de şu, bakın dehşete düşmüyorsanız insan değilsiniz, ben üç milyar kez falan karşılaştığım halde düşüyorum: "Sana tecavüz etsem ne hissedersin?" Bunu soran da senin paşa oğlun, ötekinin aslan yeğeni.

Hanımlar beyler, sessiz kalmayacaksanız, işe evinizde sessiz kalmamakla başlayın. Bazen de sessiz kalmakla. Mesela Adnan Bey'in sırtını sıvazlamayarak başlayabilirsiniz. Mesela oğlunuzun kızınızı ezmesine müsaade etmeyerek başlayabilirsiniz. Mesela "erkektir yapar" fikrini kafanızdan silip atarak başlayabilirsiniz. İğrenç insanlar yetiştiriyorsunuz, iğrenç şeyler yaşanıyor, hepsini eliniz sikinizde izliyorsunuz, ondan sonra birileri birilerine tecavüz edince aile babası kesiliyorsunuz, delikanlı kesiliyorsunuz.

En sümsük, en sünepe adamın içinden seks canavarı çıkıyor konu kendi pipisi olunca. Mazeretler, bahaneler havada uçuşuyor. İlgilenmiyorum. Senin bir erkek olarak daha hassas olman da, daha istekli olman da, kendini kontrol etmenin daha zor olması da (ki hiç birine inanmıyorum, bunlar senin şımarık bahanelerin) beni ilgilendirmiyor.

Ben feminist değilim. Sonunda izm olan her şeye olduğum kadar feminizme de uzağım. Ama bir bireyim ve bir birey olarak, istersem sokakta yatarım dingil, bunun hesabını sana mı vereceğim ben?! Kendi hakkımı savunmuyorum, bundan geçtim, açık ve net senin sınırlarını çiziyorum bak, bu güne kadar kimse sana söylemediyse ilk benden duy: Ben istediğimi giyerim ve sen bana dokunamazsın. Ben istediğim saatte istediğim yerde gezerim ve sen bana dokunamazsın. İstediğimle istediğimi yaparım, istersem gözünün önünde bir adamla oynaşırım ama bu "sana da vereceğim, herkese vereceğim, hep vereceğim" anlamına gelmez. Daha açık söylüyorum arkadaşım, SEN HER KOŞULDA O ÇÜKÜNE SAHİP ÇIKACAKSIN.

Ayh bak yine sinirlendim, neden bu kadar sinirleniyorsam. Ben gidiyorum, siz de oturun bir düşünün.

4 yorum:

  1. Şu anda ben de sinirlenip anlatmak isterdim çünkü şu 1 sene içerisinde hayatıma edilmiş ve sorunlu biri gibiydim. Bir şeyler herkes yaşıyor ama herkesin yaşadığı kendine en büyüğü gelir. Ben de bir şeyler yaşadığımda aynı otobüste dibimde arkadaşım arkalarda annem ve arkadaşımın annesi vardı. Olayın üzerinden 1 yıl 1 ay geçti. Ve oradan ellerim titreyerek inmiştim. Sesimi çıkartamadan. Bir süre sonra da hayatım berbatlaşmaya başladı. Depresyona girdim. Aileme de söyleyememiştim. Birkaç arkadaşım taciz edildiğimi biliyordu. Sonra Özgecan ayağa kalktı bir an. Ve gerçekten çok kötü durumdaydım. Bir kız 4 ay boyunca okuldan başka bir yere gidemiyor ve gitse de bir kıyafet almaya utanıyor şeklinde kalmıştım. Odama tıkandım ve sürekli telefon üzerinde vakit geçirdim. Aile nedir diye değil aile kötü diye yaklaşıyordum artık. Erkeklerden oldukça soğudum zaten. Sonra bir süre sonra bir şeyler oldu ve gece 1'e kadar aileme anlatmıştım hıçkırarak. Titriyordum. Bütün sosyal medya hesaplarım kapatıldı. Bir hata da yapmıştım çünkü. Sonra 3 ay boyunca telefonumu aldılar. Ne dışarı çıktım ne de düşündüm dışarı çıkmayı. Şehiriçi otobüslerden nefret ettim. Gözümün önünde otobüste sevgilisi olsa da sapık sapık şeyler yapmaları beni hala deli ediyor. Ahlaklarını koruyamadıkları için nefret ediyorum. Saçma sapan tipli insanlardan da nefret ediyorum. Sınıfta bile arkadaşlarıma sordukları sorulardan onları eşşek sudan gelinceye kadar dövmek istiyorum. Sınıfın penceresinden sarkıp söyledikleri sözlerin de haddi hesabı yok. Onlar benim arkadaşlarım ve 8 yıllık çocukluk arkadaşım gibiler ama artık sevmiyorum. İnsanlara bu taciz lafını anlattıklarımda gözlerinden düşüyorum. Çünkü sesimi çıkartmamıştım. O kadar bana dokunurken ve buna utanmıyorken ben sesimi çıkartmaya utandım. Kendi bir yakınımızdan da bu tür şeyler görmüştüm ve o sıralar daha küçüktüm ve hiçbir şeyi anlamıyordum. Evde yalnız kalınca fırsatta istifade bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Bunu anladığımda 10 yaşına gelmiştim. Bunları gerçekten anlatmak istemezdim ama gerçekten bu konuda artık cidden dışarı çıkmaktan, başını kaldırmaktan utandırıyorlar insanları. Eve tek başıma geldiğime şükür ediyorum.

    Daha 2-3 hafta önce kendi gözümle bir kadını koruduğumu biliyorum. Kadın bir adamın yanında duruyordu ayakta otobüste. Adamın eli de kadının kalçasına yakındaydı. Gözüm adamın üzerindeydi. Elleseydi adama vuracaktım. Nasıl becereceğimi bilemesem de bağıracaktım da. Ama hiçbir şey olmadan kadın indiğinde iyiydim.

    Ama sosyal medya hesaplarım olmadığı için binlerce kez şükrediyorum. Bütün sosyal medya hesaplarından nefret ediyorum. Çünkü kimse yerinde durmuyor. Ve eğer hesaplarım kapatılmasaydı bugün bunlardan daha fazlasından yaşayabilirdim. Ama adımı paylaştığıma vs. korkuyorum. Sadece neler söyleyebileceğimi düşündüğümde bunlar çıktı ancak daha da fazlası var içimde biriken ve cidden korkuyorum. Ama elimde olmuyor. Güçlü kalmak için ayaktayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç yanıtladığım için kusuruma bakmayın. İyi ki de yazdınız, içinizi dökmüş bizimle de paylaşmış oldunuz. Sizin utanacak bir şeyiniz yok, ne sustunuz diye ne konuştunuz diye sizi yargılamak birilerinin haddi değil.

      Sosyal medya hesapları tabii ki kişisel tercih. Bazen ben de başka nedenlerden ötürü nefret ediyorum sosyal medyadan. Ama benim gördüğüm sizin hayli öfkeli olduğunuz. Bütün bu yaşananlar çok kötü çok çirkin olsa da kendinizi hayata kapatmamaya çalışın. Yeryüzü güzel, iyi insanlar var! :)

      Sil
  2. Bu arada birkaç gündür aklımda söylemek istiyorum da. Blogunuzu erçekten çok beğendim ve gerçekten ilgimi çeken ve çok sevdiğim konular var blogunuzda. Gerçekten bir çok blog var ama bir süre sonra sıkıcı oluyor. İşte ama ben blogunuzu gerçekten çok sevdim. Hatta bir yazı yazdığınızda bile gerçekten çok seviniyorum. Bloguma da gelirseniz ve bakarsanız çok sevinirim ^^ Sizi sevdiğimi tam söylemem tanımıyorum ama blogunuza bayıldım ve tanışmak da gerçekten isterim ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogunuza geldim baktım zaten, aşağıya da linkini ekledim :D Takipteyim yani <3
      Çok teşekkür ederim <3

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;