29 Ocak 2016 Cuma

Yeraltısakinleri ~ Jack Kerouac

Ne var ki bu itirafta en içte olup bitenlere ihanet edemem, uyluklara, uylukların barındırdıklarına. Öyleyse yazmak diye? Uyluklar özü barındırır ve benim orada kalmam gerekiyorduysa da, oradan gelmiş ve sonunda oraya dönecek olsam da, bir koşu gidip bir şey inşa etmek ve daha çok inşa etmek zorundayım... hiç uğruna... Baudelaire şiirleri uğruna... 

Elimde başka Kerouac kitapları da vardı, neden şimdi bu? Bilmiyorum. Çünkü arka kapakta "Jack'in aklında yine yol var ama, bu kez aşk için molada" gibi bir şeyler yazıyordu. Elimde biriken onlarca kitaba aldırış etmeden aldım ve okudum.

Biraz yaşlanmış, biraz devir değişmiş, ama yaşlı kurt hiç eskimez, ölmez, çürümez. Hep yeni kuşaklarla takılır, partilerin aranan adamıdır. Her zaman bir numara vardır onda, eğlenmeyi bilir, eğlendirmeyi bilir, kafayı çizmeyi çok iyi bilir, ama öyle midir gerçekten?

Yeraltısakinleri adını verdiği bir grupla takılırken, ki deli gibi içerken demek daha doğru olur, yarı Kızılderili yarı Negro bir kız görür ti Leo. Kızın küçük kahverengi ayaklarına vurulur, ortalıkta salınarak dolaşırken inanılmaz havalıdır. Ve yazarımızın kafasında onunla güzel bir gece geçirmek vardır. 

Hikâye çok klasik, satır araları çok güzel. Adam kızı beğenir, kız adamı beğenir, flört etmeye başlarlar. Flört sevişmeyle sonuçlanır, paylaşım artar. Edebiyattan konuşulur, müzikten konuşulur, daha çok sevişilir, iki insan birbirini tanır. İki insan birbirini tanıdıkça sevgi artar, artan sevgi beraberinde korkuları ve kuşkuları getirir. Daha klasik devam ediyorum, kadının bağlılığı artınca adam kaçar. Sıkılır, boğulur, bir zamanların esmer ayaklı inanılmaz havalı dilberinde bir sürü kusur bulmaya başlar. Çünkü Mardou'dur bu ve, sokaklarda çırılçıplak dolaşacak kadar delidir. Çünkü ot içmeden kafayı bulabilir. Çünkü cankilerle kavgaya tutuşabilir. Hem Kızılderilidir, hem bir Amerikalının yanında ne olursa olsun dolandırıcı gibi görünür. Beyaz adamın annesinin ve çevresinin kabul edebileceği biri değildir. Hem tembeldir de, biraz tuhaftır ve bir sürü ıvır zıvır. Böylece bilmem kaç kilometre yol yapan, bir döneme damga vuran kitaplar yazan beyaz adam, bu eften püften, inanılmaz klişe meselelerin üstesinden gelemez. Küçük kahverengi ayaklar da önemli değildir, beboptan gerçekten anlayan bir kız bulmuş olmak da önemli değildir ve sonra kaçışlar kaçışlar. Buluşmalara ya geç gidilir ya hiç gidilmez, verilen hiçbir söz tutulmaz, gece yarıları kızcağız sokak ortasında bırakılıp arkadaşlara içmeye gidilir ve kırılgan Mardou'muz her an her yerde kendisini kabul ettirmek için savaş vermek zorunda kalır. İşte böyle, hanginiz için tanıdık değil bana bir söyleyin?

Sonradan kendisinin de fark edeceği gibi, gerçekten, bir adam ahmaklık edip bir kadının sınırını zorlayabilir ve 19. yüzyıla yaraşır patron tipi hâkimiyetini sonuna kadar kurabilir ama bütün kozlar oynandığında bunun ona bir faydası olmayacaktır. Yitirişin -gelecekteki yengisi ve kuvveti gözlerinde gizli- hatunu kayıplarını telafi eder; erkeğin dudaklarından ise "elbette sevgilim"den başka bir şey duymayız.

Bir rakip çıkana kadar durum böyle devam eder. Sonra da da daa! Kızımız güzel, kızımızla ilgilenen başka beyler de olabilir. Sonra gelsin kuşkular, gelsin kaybetme korkusu ve bir aşkın içine nasıl sıçılıp batırılır hep beraber bir örneğini görelim. 

Ama ben en başta söyledim size, hikâye klasik, satır araları güzel diye. Mardou ki küçük bir kız çocuğudur aslında, Leo hâlâ gezegendeki yerini sorgulayıp duran bir ergen -ki kendisi de kabul etmektedir bunu. 

Ay şimdi ne diyeyim size, biraz öfkeliyim, biraz anlıyorum. Bir yandan Mardou bir yandan Leo olmanın dehşetini yaşıyorum ama aslında hiç kimse de değilim. Cümleleri toparlayamadım, yazıyı bağlayamıyorum. Ama bakınız beyler, size Jack abinizden bir mesaj ileterek son veriyorum yazıya:

Hiçbir kadının kötü bir niyeti yoktur. Bu kadarını biliyordum. Kadınlar sizi sevip üzerinize eğilir ve bir kadının sevgisine ihanet edeceğinize kendinizi ayağınızdan vurun daha iyi! 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;