6 Şubat 2016 Cumartesi

Şarkını Söylediğin Zaman ~ İnci Aral


Anne olamayan bir anne. Babalar da baba olamıyor. Çocuk yapmamalı insanlar. Sevgisiz, yalnız çocuklar yaratmamalı.

Oy dağlar oy. Şimdi size bir kitap anlatacağım ama nereden başlasam, nasıl anlatsam? İnci Aral'ı sağda solda görüyordum hep, hakkında da daima övgü dolu yorumlar okudum, ödüllü kitapları falan var. Tüm bunlara dayanarak uzun süredir okumak istiyordum tabii, böyle bir hüsrana uğrayacağımı hiç bilemedim. Ellerimden kayıp giden 15 liraya çok acıyorum. Eveth.

Arka kapak yazısına kanmayın. Kitap hakkında söylenen çok içliydi, inanılmaz bir aşk masalıydı gibi yorumlara kanmayın. Kandırılmayın arkadaşlar, yapmayın.

Bir kere İnci Aral'ın üslubunu hiç sevmedim. İnci Aral'ın İnci Aral olduğunu belirten hiçbir şey yok sanki kitapta, herhangi biri yazmış olabilirdi o kitabı. Ama İnci Aral yazmış.

Efkarım birikti sığmaz içime, böyle gömdükten sonra kitabı, spoiler vermekten çekinmiyorum. İnanılmaz basmakalıp cümlelerle 2008 yılı Türkiye'si bir güzel eleştirilir. 25-30 yaşlarında bir kızımız vardır ekonomist miydi, inanın hatırlamıyorum. Ayşe. Yüksek lisans yapmaktadır ve anne gibi benimsediği müzik hocasıyla işte geceler düzenlemektedirler eş dost çalıp söyledikleri. Bir gün bu davete hocasının eski bir arkadaşı da iştirak eder, o da elli yaşına yakın bir adam, Cihan. Efendime söyleyeyim bu ikisi bir görüşte birbirlerine vurulurlar ve ergen mesajlaşmalarıyla aşklarını itiraf ederler. Yani bu nedir bana bir söyleyin allahaşkına!

Hayatın sillesini yemiş koskoca bir kadından ve ondan da koca bir adamdan bahsediyoruz. Nedir bu el ayak titremeleri, nedir bu ergen haller? Kısa mesajla açılmak nedir bana bir söyleyin!

Devam ediyorum. Cihan senelerce yurt dışında yaşamıştır ve artık ülkeye kesin dönüş yapmak niyetindedir ama mesafeler mesafeler, Cihan İstanbul'a yerleşmek niyetindedir Ayşe Ankara'da yaşamaktadır. Da da daaa! Bana imalı imalı bakmayınız.

Cihan bir süre kafa dinlemek için Ege'de bir yerlerde -artık neresiydiyse- bulunan evine döner. Orada eski günlüklerinden birini okumaya başlar, üniversite yıllarını hatırlar, o yıllarda tutulduğu ve elinde oyuncak olduğu Deniz'i hatırlar. Saçma sapan birliktelikleri yüreğini dağlar, bu esnada Ayşe'ye olan aşkı ciğerini kavurur vesaire.

O günlerde Ayşe de yıllar yılı yaşadığı evinde biraz tamirat tadilat işlerine girişmiştir. O da tesadüfen genç yaşta ölen annesinin günlüğünü bulur. Ne tesadüftür ki annesi de -ki işte seksenli yıllarda kodeslere düşmüş talihsiz ve biraz da hoppa bir kadındır annesi- eski aşklarını, acılarını ve kırıklıklarını anlatmıştır. (Kitaba dair en gerçekçi ve okunası kısım bu ve bu kısım bile vasat arkadaşlar! Vasat!)

Bu noktada tahmin edeceğiniz gibi, Cihan'ın eski aşkı Deniz, Ayşe'nin annesidir ama sakin olun, Ayşe Cihan'ın kızı değil! O kadar abartmamış neyse ki. Bu ortak tanıdık onları birbirlerine daha çok bağlar ve sonunda birbirlerinin kollarına atılırlar.

Bu nasıl bir kurgu? O günlükler falan hikâyeyi anlatma konusunda kolaya kaçmak değilse nedir, bana bir söyleyin. Ayrıca ödüllü bir yazar bu kadar yapay bu kadar gerçek olmadığını hissettiren karakterler yaratmayı nasıl başarabilmiş? Ve neden arkadaşlar neden?!

Neyse ki çabuk okunuyordu, Kırmızı Kedi'nin baskıları çok güzel, puntoları karınca duası gibi değil, ben her şeyi buna bağlıyorum. Ama ekşide okuduğum yorumlara göre, diğer kitaplarına nazaran bu biraz sönük kalan bir kitabıymış. Biraz umut ışığı tabii, belki bir şans daha veririm yazara. Bilemiyorum. Ama kitabı kimselere önermemeyi kendime bir borç biliyorum!

4 yorum:

  1. olumsuz yorum okumaya bayılıyorum (lol)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum doğru yerdeymiş :D
      Ben de olumsuz yorum okumayı daha çok seviyorum galiba ^^

      Sil
  2. Ay bende İnci Aral okumak istiyordum senin yorumunu görünce hımm kesin güzel o zaman diye girdim yorumu okudum şok!
    Benim John Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar gibi olmuşsun. Gerçi onu beğenmedim tamam ama bu kadar kötü değildi yani :D Devam edicem dedim okumaya. Ama şimdi İnci Aral hiç olmamış... Üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi hiç sevmedim, belki öteki kitapları güzeldir, ödüller mödüller almış bir yazar, umudumu canlı tutmaya çalışıyorum :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;