23 Mart 2016 Çarşamba

Deli Kadın Hikâyeleri ~ Mine Söğüt

Bu kez tonton bacaklarımı gördüğünüz bir fotoğraf eşliğinde yorumlamıyorum kitabı. Bu hepimiz için çok hazin, ben de farkındayım... Ama buna üzülmeyelim istiyorum çünkü zaten içimiz bir hayli kararacak.

Ne diyeyim, her şeyi kitabın ismi anlatıyor zaten. Deli kadın hikâyeleri, baştan sona okuduğumuz bu. Ara ara Bahadır Baruter'in nefis çizimlerine rastlıyor ve biraz da onlardan rahatsız oluyoruz.

Belki bu kitabı birkaç sene önce okumuş olsaydım abartılmış olduğunu düşünebilir, samimiyetsiz bulabilir ve çokça burun kıvırabilirdim. Maalesef yaşananlar, duyduklarımız, okuduklarımız, ülkede olup bitenler gözlerimi -istemediğim kadar- açtı ve artık biliyorum ki, bir yerlerde bunları yaşayan birileri var. Olabilir değil, var.

Kitapta şu veya bu nedenden delirmiş kadınları ve adamları anlatan 21 öykü var. Her birinden kısaca bahsetmeye kalksam, beceremem. Ama deli kadın ve adamları anlatan 21 öykü var diyip bırakmak da olur iş değil. O yüzden size çok üstünkörü de olsa, en çok etkilendiğim öykülerden biraz bahsedeceğim.

Annenin O Harikulade Saçları: Annesiz büyüyen bir kadın, anneannesinden annesinin güzel, bukle bukle saçlarını dinler hep. Sonra karanlık bir falcıya düşer yolu. Aynaya bakar falcı kadın, anlatır. Amca anneye sevdalanır, baba çıldırır kardeşini öldürür. Annenin güzel bukle bukle saçlarını keserler. Güzel saçlı kadın kendini asar. Bir adamın aşkı ve bir adamın kıskançlığı bir kadının hayatıyla eşitlenir.

Beni Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat: Ölüm döşeğinde bir ihtiyarın dudağından dökülen şu cümleler; "Je ne veux pas travailler... Çalışmak istemiyorum... Je ne veux pas déjeuner, kahvaltı etmek de istemiyorum, Je veux seulement oublier, sadece unutmak istiyorum... Sadece unutmak. Hani derler ya insan ölürken hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş, yok çocuğum, yalan. Ben ölüyorum ve hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden falan geçmeyecek. Hissediyorum. Ben unutmak istiyorum doktorcuğum. Eskiden olan her şeyi unutmak. İnsan ölürken geçmişi hatırlarsa çok üzülür değil mi? İnsan ölürken kendi kendini niye üzsün ki! Je veux seulement oublier... Ah doktorcuğum o şarkıyı alırken içimden dikkat et çok güzel bir cümle vardır, o düşmesin: Vie qui veut me tuer, beni öldürmek isteyen hayat, c'est magnifique, muhteşemdir. Çocuğum hayat gerçekten muhteşemdir."

Hatmi Çayı: İki göz demiyor ama ben hep öyle hayal ediyorum, az ışıklı iki göz bir evde sürekli rutubet kokan bir evde bir kadınla bir adam yaşar. Kadın gençtir, ev işlerinde beceriksizdir. Ne yemek pişirmeyi bilir ne evi derli toplu tutmayı becerir. Bu yüzden sıklıkla dayak yer. Adam bazen yemek pişirir, çoğunlukla kahve içer, ot içer, kendisine uyuşturucu zerk eder. Öyle bir yaşam. Ne olursa olsun, küçük kızlar babalarını çok sever.

İçinde Ateşe Yakın Bir Şey Olan Kadın:
"Ben orospu değil şairim!" dedi. Bu karşılaşma sanki yıllardır beklediği bir şeydi.
"Ama o kutuyu verirsen seni bir kere öperim..."

Naz Neden Derine Gömmemiş Kediyi?: Bir vagonda annesiyle yaşayan küçük bir kız kedileri sever, kedileri öldürür. Ama yedi yaşında bir kız çocuğu izbe bir vagonda kedi öldürmekle annesini öldürmek arasındaki farkı bilemez Mine Söğüt'ün de dediği gibi. Annesini orada bırakıp kaçmanın ne demek olduğunu anlayamaz, öylece aramıza karışır, karışıverir.

Yılan: Yanlış seçimler yapan kadınlar neden hep taşlanırlar ve neden çocuklarından nefret etmeye zorlanırlar?

Bunlar çok vurcu öyküler, o yüzden daha fazla anlatmıyorum. Her birini anlatmaya da yüreğim el vermeyecek zaten. İnanılmaz ironik bir şekilde bunları okurken Noir Désir dinledim, size de bir şarkı bırakıyorum.
(Aslında şarkı bu şarkı değildi hayli hüzünlü bir şarkıydı ama bulamadım onu, iyi de oldu. Şimdi açsam beş yüz kez dinlerdim.)


4 yorum:

  1. Öyküler bu kısacık halleriyle bile vurucu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok... Çok da karanlık öyküler.

      Sil
  2. Seneler önce -16 veya 17 yaşımdayken- yazlığımızdaki kır gazinosunun arkasında oturmuş gölü izlerken kucağımda bu kitap vardı. Birkaç öyküyü okumuştum ve içim bir garip olduğu için bırakmıştım. Sanırım artık bütün kitabı okumak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O yaşlarda okuyamazdım, ona eminim. Ne güzel bir anmış, hiç öyle bi anım yok. Gözümde canlandırdım, zaten sen de çokça güzelsin :)

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;