6 Mayıs 2016 Cuma

saçaklıaanım şalanjı 19- 20- 21-22-23-24-25

Ya ben bu şalanjda pek tutunamadım. Kaçıncı gündeyiz bilmiyorum o yüzden sıkılına kadar cevaplayıp gideceğim. Burada kendi çapımda çok durağan ve çok tuhaf günler geçiriyorum. Son dört gündür yemek yiyemiyorum. Bu gün sekiz nagıt yedim, ondan önceki üç günde veya dört günde, tam olarak bilmiyorum, toplamda dört dilim pizza ile yarım tost yedim. Uğur Bey'le telefon görüşmesi yaptık, bir uğra dedi. Dokuzu onu gibi kamp yapacağız çocuklarla. Uğur Bey'e dönüşte mi uğrasam, bilemiyorum şimdi.

Bu gün Tayyip'li kolaj yapmaya karar verdim, kol bacak bulamadım, Minnie Mouse tişörtü bulabildim. Biterse internette yayınlamaya korkuyorum :D

Şalanja geçiyorum şimdi.

On dokuzuncu soru: Satın aldığınız son giysilerle birlikte bir fotoğrafınızı paylaşır mısınız?
Satın aldığım son şey şu tişört. Pantolon da almalıyım çünkü yırtıldı. Ya benim yarın evden çıkmam şart galiba. Kentpark'ta ismini hatırlamadığım mağazalardan birinden 25-30 civarı bi liraya almıştım, sırf dokusu çok yumuşak ve güzel diye.

Yirminci soru: Günün birinde nereyi ziyaret etmek ya da nerede yaşamak istersiniz?
Nerede yaşamak istediğimi bilmiyorum. Son iki üç senedir bu ülkeyi seviyorum, buraları bırakmak istemiyorum. Başka topraklarda ölmek hiç istemiyorum, ne yaşanacaksa burada yaşansın istiyorum. Hiç vatansever olduğumdan değil, çok güzel insanlar varmış buralarda, onu fark ettiğimden. Günün birinde -yan çizmezse- Ender'le Hindistan'a gideceğiz.

Yirmi birinci soru: Sizi güldüren 5 kelime ya da söz öbeğini listeler misiniz?
Hımm... Çoğu edepsiz kelimeler... Aşüfte, dümbük, çük, bıyık. Beş tane bulamadım dört tane varmış.

Yirmi ikinci soru: Sahip olduğunuz en kıymetli şey nedir? Neden kıymetli?
Ya çok saçma şeyler sıralayacağım şimdi buralara, aralarında seçim yapmam çok zor. Birkaç insan var hayatımda, onlar en kıymetli şeyler. Birkaç çocukluk anısı var, onlar da öyle. Yıldızlar var, bana kalsa hepsi benim. Onun dışında, Mina'nın gönderdiği ayı çok kıymetli mesela, Yorgi. Hep yanımda taşıyorum, biraz daha rahat hissediyorum galiba çantamda olunca. (Zeka yaşım hep 5, o da maksimum) Bu çilekli otostop davasına biriyle tanıştım, Burak. Burak bir motor sevdalısı. Vakti zamanında en sevdiği motorunu satmak zorunda kalmış, bari aynalar bende kalsın demiş aynalarını sökmüş, saklıyormuş. Bir gece evinde misafir etti bizi, ertesi gün aynalardan birini bana hediye etti.
ayna bu.
Bir diğeri, Ender'in kazağı. Çünkü neden? Çünkü o da böyle çok beklenmedik bi armağandı, tesadüfe bakın ki bahsedilen kazak fotoğrafta üzerimde olan kazak :) Kafam güzelken, üşüdüğüm için giydirmişlerdi. Yanımda yedek kıyafet vardı diye hatırlıyorum ama üşenmiştim herhalde bir giyinme seramonisine. O gece her şey çok zordu :D

Aynı gece koraydan da bi' şeyler çarptım. Onu da seviyorum ama onu zorla aldığım için, bilemiyorum bu sıralamada nereye oturtacağımı.

Şu zamana dek hayatımda sahip olduğum en değerli şeylerden biri yine Ender'in şarkısı. Çünkü en sevdiğim Edip Cansever şiirini şarkı yapıp atıverdi. Size dinletmek isterdim ama hiç de istemiyorum.

Yirmi üçüncü soru: Yaparken heyecan duyduğunuz bir şeyden bahseder misiniz?
Yolculuk. Zaten heyecan veren tek şey bu olabilir uzun süredir hayatımda. Ne bileyim ölüme gidiyor olsam yolculuk sırasında içim kıpır kıpır olacak herhalde. Çok kötü sonuçlanacağını bildiğim yolculuklar bile müthiş heyecanlıydı benim için. Ankara'dan Adana'ya gitsem yine öyle, hep bi triplere giriyorum tekerlek falan görünce.

Yirmi dördüncü soru: Şu an okumakta olduğunuz ya da son okuduğunuz kitap nedir?
Şu sıralar okumuyorum, başlayamadım bir kitaba. Yarım bıraktıklarıma da elim gitmiyor. En son Persepolis'i okudum, çizgiroman. Ondan önce Simyacı'yı okudum, roman.

Yirmi beşinci soru: Favori Disney karakteriniz hangisi, neden?
Valla karakterlerin kaçı Disney karakteri hiç bilemiyorum şimdi, araştırmaya da çok üşeniyorum. Ben size en sevdiğim çizgi film karakterinin ismini söyleyeyim: Bugs Bunny. Ya çünkü kıpır kıpır, zeki, hazırcevap. Daha ne olsun, çocukluğumdan beri severim.

Buraya kadar geldim, burada bırakıyorum. Mat ve uyku tulumu bulmam lazım, Ankara'da ikamet edip bana ödünç verebilecek biri varsa aranızda litfin haber edin.

5 yorum:

  1. ''Yemek yee ama olmaz öyle ''derdi annem olsa sanada. Bana hep diyor şahsen ama şu ara iştahıma diyecek yok :)) bende soruları kendimce cevapladım çakışan cevap yolculuk yapmayı bende çok severiim,çoğu insan hoşlanmaz ama boşver :)

    YanıtlaSil
  2. ''Aaaa yemek ye ama olmaz öyle şey '' derdi annem olsa. Bana hep der ama şu ara iştahım baya iyi durumda. :) Soruları bende cevapladım okurken tek çakışan cevap yolculuk yapmayı sevmemiz ! Oda güzell :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eheh iki yorumunda yayınlamış bulundum. Yiyemiyorum yemek keşke yiyebilsem :/

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;