27 Eylül 2016 Salı

imeceli şalanjda ikinci gün

şimdi size çok duygulu çok saçma şeyler anlatacağım çocuklar. öncelikle, mina'nın dediği gibi, ben de kendi işim dışında her işe göz dikmiş durumdayım. bu yaz kampa gelen herkese ne iş yaptıklarını sorup o işi nasıl yapabileceğimi öğrenmeye çalıştım. hayatım boyunca hep her şey olmak istedim, o yüzden de bakınız hiçbir şey olamadım. ama çocukluğumdan bu yana en çok istediğim şey denizci olmak. denizci olmak derken kastettiğim de kaptan olmak aman denizlere hükmetmek falan değil. işte kendi halinde bir işçi olmak istiyorum çünkü working class hero is something to be! güverte sileyim ne bileyim yemek pişireyim, ayaklarım şişsin, herkesler uyuyunca yıldızlı göğe bakayım falan, böyle hayallerim var.

bir gün koray'ı görmeye gidiyordum otobüste. anlattım da zaten, uzaktan yük gemileri kapkara denizin üzerinde ışıl ışıl görünüyordu, ben küçük histeri krizlerinin eşiğinden dönüyordum. ne zaman suyun üzerinde salınan bir şeye binsem -ister vapur olsun ister siktiriboktan bir kayık- o what the hell am i doing here, i don't belong here hissi (bu gün şarkılarla konuşuyoruz) içimi dolduruyor, bazen gözlerimi de.

neyse sonra ender'le bi konuştuk bir ara, ben delirdim falan yine kendi kendime. kamptayım işte, araziye çıkacağız verileri yetiştirmeye çalışıyor çocuklar, BEN dedim DENİZLERE AÇILIYORUM. dolayısıyla onlar da cemile bi siktir git dedi. hemen internetten denizcilik kurslarına baktım, istanbul'da var birkaç tane, fethiye'de bir tane buldum. istanbul çok karışık, haddinden fazla kaos var oralarda, fethiye iyidir diye düşünerek aradım kursu. dedim ki, ben 22 yaşında bir gadınım ve bir gemide çalışmak istiyorum, hadi bana bilgi verin.

yabancı dilimi sordular, daha önce çocuk bakmışlığım, bir yerde çalışmışlığım, garsonluk yapmışlığım falan var mı diye sordular. dedim ki, şu an bir gönüllü kampında çalışıyorum ve bahsettiğiniz tüm işler bende, hepsini yapabilirim. o zaman biraz da bakımlı olursan, dilini de geliştirirsen kısa bir eğitimden sonra sertifikanı alıp yatlarda çalışmaya başlayabilirsin dediler. YOO dedim, yat falan değil ben gemide çalışmak istiyorum, bildiğiniz böyle gemi, uzaklara falan giden okyanusa mokyanusa ulaşan gemi, GEMİ. onun da varmış oluru, yine çeşitli kurslara gitmek gerekiyormuş. eyi dedim ben kafamda bir şeyleri kesinleştirince size döneceğim.

ya ben kafamda kurdum her şeyi, yapacağım da. kimseler inanmıyor, ciddiye de almıyor ama o denizlere açılmadan ölmeyeceğim, aha da buraya yazıyorum. çünkü bülent ortaçgil'in de dediği gibi çocuklar: DENİZE DOĞRU!

onun dışında bu gün esin'le görüşmeye gittim, planlarımdan bahsettim, başka şeylerden bahsettim. beni çok iyi gördüğünü söyledi. çok değişmişim, eski halimden eser yokmuş. işte harekete geçemeyişler, insanlardan kaçışlar hayattan kaçışlar falan çözülmüş biraz. ilacın neyse yap işte, dağlara mı çıkacaksın denizlere mi açılacaksın, ne istiyorsan öyle yap yoksa ölüyorsun dedi. öyle yapacağım, aha da yapıyorum.

6 yorum:

  1. aslında kaçmak değil,sevgiye koşmaaaak ! denize doğruuu...denize doğruuu! :)

    alemsin Cessie ! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. KOŞUYORUM VALLA DENİZLERE HEY HOV HEY HOV

      Sil
  2. Biliyor musun, arkadaşın gibi ben de seni son birkaç posttur çok iyi gördüm Cessie ve çok sevindim hatta ekran karşısında senin adına heyecanlanıyorum! Her ne yapmak istiyorsan onu yap, bu panayırın ortasında bir merdivende oturacaksan şayet bu bir geminin deniz manzaralı merdiveni olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esin aslında doktorum ama bence arkadaşım da sayılabilir :D Sen artık yazmıyor musun, dün sana mesaj atmayı aklımdan geçirmiştim bu gün sen yorum yazmışsın <3 Öyle olacak, panayırları dışarıdan dinlemeyeceğim artık :D

      Sil
    2. esin konusunda ufak bir fail olmuş, tamam :')
      birazcık birazcık yazıyorum ^^

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;