11 Şubat 2017 Cumartesi

vallahi ne bok yiyorum ben de bilmiyorum

Gözümü şöyle boklara açtım bu gün. Gerçekten yani, bence bok çünkü bunlar. Başka boklar da var ama onlardan bahsetmeyeceğim hiç beni ilgilendirmemesi gereken boklar çünkü.

Dün Guni'yle buluştuk saçma sapan bi' yerde. Yine kimlik sordular bana. "Kusura bakmayın, çok ufak görünüyorsunuz" dedi adam ben de "İhihihi biliyorum alışığım sorun değil" diyip gözlerimi devirdim.

Guni'yle hararetli bir muhabbetin içerisindeyken liseden bir arkadaşını gördü, o da geldi yanımıza. Sonra başka iki oğlan daha geldi. Böyle inanılmaz saçma bir curcuna, tuhaf bir muhabbet döndü tabi, çünkü oğlan çocukları...

Oğlanlardan biri, Guni'den numaramı istemiş. "Ay verebilirsin numaramı edepsiz birine benzemiyor" dedim "Sana yürüyecek, belli bu" dedi "Ay hiç mantıklı bir yatırım değil, iki gün sonra Ankara'ya döneceğim, bari Adana'da yaşayan birine yürüse" dedim. Bu fikrimi oğlana da söyleyeyim.

Yakup Efendi'ye mesaj atmıştım, bak Ankara'ya döneceğim, seni bir yere davet edecektim sen de beni ekecektin böyle planlarımız vardı, öldün mü, kaldın mı, hatırlıyor musun diye. Hatırlıyormuş. Anlamadım mevzu yine döndü dolaştı saçma bir yerlere geldi, halbuki ben çocuğu üç kere ektim diye vicdan yaptığımdan böyle bir mesaj atmıştım. Neyse ya fakbadi müessesesi bana göre değil Yakup dedim daha ne diyeyim. Ay dont nov yani. AY AYRICA YİRMİLİ YAŞLARDA HER TÜRLÜ ARKADAŞLIK YATAKTA BİTMEK Mİ ZORUNDA BEN ANLAMIYORUM ONU, ZORUNDA DEĞİL BENCE. Bu isyanım Yakup'tan bağımsız da olabilir aslında çünkü Yakup takılıyor da olabilir. Bu da mesela bir sorun, oğlan ne zaman ciddi ne zaman değil anlayamıyorum hiçbir şekilde. Sanırım o hayatının %98'ini cıvıklık yaparak geçiriyor bense hayatımın %98'ini her boku ciddiye alarak geçiriyorum. O %2lik kısımlarda da asla kesişemedik.

Yemin ediyorum bütün gün bir yandan türkü dinledim bir yandan Jack London okudum bir yandan ağlamamaya çalıştım. Ay çok saçma bir durum değil mi? Bence çok saçma.
Şu ss de sinirlerimi bozan bir mevzunun özeti. Mert'i büyütemiyoruz da büyütemiyoruz. Yine saçma sapan bir şeyler yaşıyor galiba Ankara'da, anlamadım çok. Hayatımda duyduğum en saçma ikilemle geldi karşıma yarabbim "ben klasik miyim rakçı mı?" YA NE KLASİĞİ NE RAKÇISI ONLAR 13 YAŞINDA KALMADI MI? Off vallahi içimi çok sıkıyorsunuz.

Kendisine de söyledim Ebru olmasa aklımı kaçıracağım herhalde. Birbirimizi ittire kaktıra büyüyoruz.

Dün Koray'la da didiştik dakika bir gol bir dsjhnakjdja of ya HEPİMİZ AŞŞŞIRI MALIZ GERÇEKTEN. Ne yaşıyorsak hepsi kendi aptallığımız, müstahak da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;