10 Mart 2017 Cuma

apartmanlı şalanjı bitiriyorum

ilkokul çocuğu seviyesinde karalamalar yapmaya cüret ettikten sonra "neden ilkokul çocuğu seviyesinde müzik de yapmayayım ki alala?" dediğimi ve müzikle uzaktan yakından alakası olan herkesi "nolur bana enstrüman buluuuğn" diye darladığımı biliyorsunuz. hayri abicim ile bu konuyu beş milyar kez konuştuk ve dedi ki "cessie, nasıl bir enstrüman çalmak istersin?" ben de dedim ki "valla böyle ufak tefek olsa, oyuncak gibi olsa, sıkıldıkça kurcalamaya üşenmeyeceğim bir şey olsa, bir de basit olsa süper olabilir" dedim. "bence sen yan flüt çal" dedi "yan flüte tipin çok müsait, sana çok yakışır, çok da şık durur." ben de dedim ki "hayri abi gözünü seveyim, enstrümanı tipime değil kabiliyetime göre seçsek daha mantıklı bir adım atmış olmaz mıyız?" en sonunda melodikada karar kıldık çocuklar. iki gün önce internetten melodika siparişi verdik, bu gün geldi. üç saattir falan onunla oynuyorum herhalde. "yağ satarım, bal satarım" ile başlayan bu macera "yıldızların altında" ile sürmekte...

birkaç gün önce cansu eve elinde tefle geldi, salaktan 3 liraya tef almış eve. o tefi yalnızca iki gün şıngırdatabildim zira hem gecenin köründe komşular kapıya dayanacak diye korktuklarından hem de tahammül edemediklerinden sanırım, cansu çareyi zilleri bantlamakta buldu. melodikayı kafama geçirecekleri anı heyecanla bekliyorum. ve şalanja geçiyorum, sonra belki kitap yazısı da yazarım.

soru 18 şöyle, hangisi daha olası, cadı mı vampir mi kurt adam mı ve tabii ki neden? Hemen cevap vermek istiyorum: benim hayal dünyama falan soracak olur isek bence hepsi olası. Yani bir gün karşıma bir kurt adam çıksa korkarım falan ama "hasiktir aklımı mı kaçırdım acaba" diyecek kadar şaşırmam diye düşünüyorum. 23 senenin sonunda yeniayları ve dolunayları takip edip sektirmeden büyü yapan ve nesne tılsımlayan bir cadıya dönüştüğümden, yine de oyumu cadıdan yana kullanacağım. dün gece de telepati kurdum bence, buna da inanıyorum. istediğime inanırım.

soru 19 şöyle: manzarasız müthiş bir ev mi, manzaralı tek odalı bir daire mi? ay ikisi de değil aman, dağın ortasında bir kulübe mümkünse. yeni yaverim melodikamla boya kalemlerimi de alıp çökeceğim. manzarası yüzünden değil insandan izole oluşu sebebiyle dağ evi diyorum çünkü insanız, o manzarayı da benimseyip tüketmeyecek miyiz zaten? bütün ömrünü boğaz gören daire alabilmek için harcarsın, bir hafta sonra koca boğazın evindeki koltuktan farkı kalmamıştır, koca boğazı bile tüketirsin ondan sonra evin mobilyalarını yenilemeye karar verirsin. bu işler böyledir değil mi? bu işler böyledir, boş işler o yüzden. ya da çadır da mantıklı, evin sırtında gez dur, mis gibi.

soru 20 de şöyle: hayat sana ne öğretti? hayat bana çok şey öğretmiştir herhalde ama zaman zaman "aha şunu da öğrendim, bunu da öğrendim" diye yazıp duruyorum zaten. şimdi hepsini toplayıp, damıtıp yazmaya çok üşeniyorum. daha neler neler öğretecek kim bilir, takipte kalınız.

dün bir yandan sandviç yiyor bir yandan kahve içiyordum ki hayatımdan gereksiz bütün boku püsürü çıkarma kararı aldım. et tüketimimi minimuma indirmeyi, abur cuburları terk etmeyi falan planlıyorum. alkol ve sigara gereksiz bok püsüre dahil değil çünkü paşa keyfim öyle istiyor. benim midem istediğimi yerim. hayat mesela böyle bir yaklaşım geliştirmeyi öğretmiş, bakınız.

size bir de şarkı bırakayım, gitme dedin de gittik mi ki?
subliminal mesajımı da verdim yine kendi kendime kjfhsjdkgfd.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;