21 Aralık 2017 Perşembe

kısaca olan biten

Son zamanlarda başıma gelen en güzel şey şu kedi.  Bu gün kursa giderken Cansu'nun çalıştığı yere uğradım, önünden geçiyorum zaten, Kızılay'da bir tokacıda çalışıyor. " 3 liran var mı Cansu, eğer model gelirse ona vericem ama hiç nakit param yok" dedim, üç lirasını çarptım mehehe. Çıkışta uğra bi bira içelim dedi, olur dedim koştur koştur gittim kursa.

Gece 1 saat uyumuştum, 1! Otobüse yetiştiğimi düşünürken yanlış otobüse yetiştiğimi fark ettim, yarım saat geciktim, "Eyvahlar olsun yine azar işiteceğim" diyordum ama neyse ki hoca da yarım saat gecikmiş eheheh. Model çizmeye başladım, o uykusuzlukla modelin ayaklarını resme dahil etmeyi komple unutmuşum ahahaha. Bunu fark ettiğimizde ben ve hocalar, modelin ayaklarına gelmiştik. Silmek veya yeniden başlamak için çok geçti. O yüzden sığmadı resim. Zaten sığsaydı da ayakları çizemeyecektim muhtemelen.

Geceleri uyuyamıyorum, sabahları da erken kalkıyorum. Çok gerginim yine bende bir şeyler patlayacak diye endişeliyim, aman ne bileyim. Kurs iyi bir şey, resim yapmak çok zor, dakikalarca bir tane burun çizmeye uğraşıyorum onu da yanlış çiziyorum zaten. Başta insanlar beni biraz anlamlandıramadılar gibi gelmişti, şimdi alıştılar biraz. Ne desem gülüyorlar. Hoca bu gün imgesel çizeceksin dedi "Voaa" dedim, "bakarak çizemiyorum, bakmadan nasıl çizeyim ben?" Sınıftan "Yooooo inan böylesi daha kolay" şeklinde destek ve teşvik nidaları yükseldi. Hoca odanızın resmini yapın dedi. Adana'daki odamı çizmeye karar verdim çünkü Ankara'da bir odam varmış gibi hissetmiyorum. Tam masamın üzerinde duran küllüğü çizmiş, nevresimimin çiçeklerini yapıyordum ki hoca bu işe müdahale etme gereği duydu ahahaha. Sonra bir sürü bir şeyler anlattı, ödev verdi ve saldı bizi.

Cansu'nun yanına gittim, Babel'e geçtik. Bir avuç yemek yedim Mert evde yemek yaptı diye, bir avuç! Ama yapmamış Mert yemek, evde kıyametler koptu. Sonra ağlamalar bir şeyler, gerçekten tekrar söylüyorum ruh hastası olmaktan yıldım. Neyse, kediyi orada gördüm, sandalyeye kıvrılmış uyuyordu. Uyandırmadan yanına iliştim. Uyurken kasılıp bıyıklarını titretiyor, yanaklarını okşayınca sakinleşiyor, belki de kabus görüyordur.

Yine 49032432 kitaba başlayıp hiç birinde ilerleyemiyorum, herhalde Bukowski okuyasım var, evde kitapları da var, bir bakayım. Ya da belki uyusam daha iyi olur bilmiyorum. Bir de şarkı bırakayım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;