20 Şubat 2018 Salı

neler oldu?

Cuma günü sanırım, evet cuma günü Cansu ile buluştuk. Ben yanımda koca bir valiz sürüklüyordum. Beraber ikinci el yatak döşek satan bir yer aramaya başladık, o arada o yine bir takıcıda bir iş görüşmesi yaptı. İşi de aldı zaten. Oldukça temiz bir yatak, bir baza ve bir ayağı kırık bir masa alarak yeni evimin yolunu tuttuk. İkinci elci dayı hepsini odaya kadar yerleştirdi. Valizi Cansu çıkardı ve sanırım bu esnada canının bir kısmını merdivenlere akıttı.

Eve geldiğimizde (yeni ev arkadaşım) Derya'nın iki ev arkadaşı evdeydi. Bir cümlede ne çok ev dedim. Cansu bir su içip kalktı çünkü Begüm'ün valizini Begüm'e teslim etmesi gerekiyordu. Begüm de İstanbul'dan bir arkadaşımız, tam benim taşınma işlerine denk geldi onun küçük Ankara ziyareti. Biz de biraz erteledik her şeyi taşıma işini, bir valiz alıp geçtim eve o yüzden.

Cansu gittikten sonra akşama kadar evdekilerle sohbet ettik, odama hiç dokunmadım. Sonra yerleşmek için izin istedim. Derya sağolsun bana perde, yorgan ve battaniye de verdi. Evde bir sandık, bir çekmece varmış, sandığın içi bir sürü ıvır zıvır dolu. Bir tane üçlü priz buldum ve kullanıma açtım ahaha. Üzerine de kitaplarımı yerleştirdim. Evden getirdiğim en elzem şeylerden biri sarılıp uyuduğum ayı. Eveth, külodum kalmadı ama neyse ki ayım var. Neyse, odama yerleştikten sonra biraz daha oturdum ama daha sonra uykusuzluğa direnemedim ve uyudum.

Ertesi sabah kargalar bokunu yemeden kalktık ve Ümitköy'e gittik. Orada Begüm'ün çok sevdiği bir cafe varmış, vakti de az olduğundan hep beraber kahvaltı yapalım istemiş. Önce orada çılgınlar gibi peynir, poğaça ve menemen yedim, sonra Kızılay'a döndükten sonra mantı gömdüm üzerine... Ondan sonra Cessie neden şişman, olur tabii şişman.

Bu arada sevgili resim hocam beni kurstan atmış. Bundan şüphelenmiştim zaten ve ona mesajlar atarak bunu sormuştum ama cevap vermedi, aradım açmadı. Böylece resim hocamdan da eski sevgili tribi yemiş oldum, bu hayata HERKESTEN eski sevgili tribi yemek için gelmişim. Dün tekrar aradığımda "Burası ciddi bir yer, delilerle uğraşamam ben" dedi. Ay hayatımda pek az şeye bu kadar bozulmuşumdur. O serseri manasında diyor ama yarası olan gocunuyor işte. Olan biten hep benim depresyonlarımla, manyaklıklarımla alakalı gibi algılanıp üzerine bir de böyle söylenince... Ay ben bilemiyorum, zaten hiç kimseye emrivaki yapmadım, sadece devam etmeme müsaade edip etmediğini sordum, gerçek soru yani. Edebilirsin ya da edemezsin gibi bir cevap atmak çok zor değildi, ondan sonra böyle bir tavır. Bu üslup sorunu da beni deli ediyor. Mesela bana dese ki "Cessie, biliyorsun arkadaşların sınava hazırlanıyor, çok ciddi çalışıyorlar. Sen o kadar asılmadığın için sınıfın gerisinde kalıyorsun ve bu hepimizi zora sokuyor, o yüzden gelmesen daha iyi." Ay tamam o zaman, tamam yani bunu herkes kabul edebilir ama sağda solda tacize uğramak da benim istediğim bir şey değildi, evsiz kalmak da, ruh hastası olmak da yani. Bu bir suçmuşcasına ne bileyim. Üzüldüm, sinirlendim. Yine de teknik anlamda çok şey öğrendim artık gerisi pratik. Çok sağolsun, emeklerinin karşılığını ödeyemem, bu konuda da hakkını yiyemem.

Onun dışında iki gündür okuluma gidip ders dinlemeye muvaffak olamıyorum ama olsun. Okula gidiyor olmak da bir adım. Bende durumlar böyle, bu gün şarkı da yok.

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;