22 Mart 2020 Pazar

günaydıaaaağn

Ben geldim a dostlar! Bu karantina günlerinde üzerine düşeni yapmalı, insanlara oyalanacak bir şeyler vermelisin Cessie dedim kendime, ve işte buradayım! En son kasımda yazmışım ve şimdi marttayız, oha. 

Size başarısızlıklarımdan söz edeyim, tek bir dersimi bile verememişim. Üstelik açıköğretim final sınavını da kaçırdım, ta-daaaaa! Yarıyıl tatili annemin beni okulu bırakmaya ikna etmeye çalışmasıyla geçti bu sefer de ben "BIRAKMIYORUM HULEEEYN" dedim, bahar döneminde annemi de koluma takıp Ankara'ya döndüm. Bu sefer de bu corona illeti çıktı, tası tarağı toplayıp dönmek zorunda kaldık. 

Bu arada ücretli bir onlayn kursa kaydoldum, masal terapi eğitimi alıyorum. Yanımda sulu boyamı getirdim, markırlarımı getirdim. Evdeki minik kili de getirecektim ama guaj boyaları bulamayınca bir anlamı kalmadı onu getirmedim. Bir çanta dolusu kitap getirdim. Bunlarla oyalanacağım. Diyet yapmaya başladım, 2. günüm. Saat akşamın yedisi oluyor ve kahvaltımı yeni yapacağım. Diyetisyen arkadaşım uykumu düzeltemeyeceğini anlayınca diyetimi uyku düzenime uydurdu. 

Ankara'da bir kızla tanıştım, arkadaş olduk. Rastacıymış eskiden, bir dükkana girip naylon saçlar aldık. Paylaştık ve tifttik onları. Yarısını kafama takmaya da muvaffak olduk. Ben de rasta yapmayı biraz öğrendim. Kendini kobay olarak kullandırmak isteyen olursa karantina günlerimiz bitince beni nerede bulacağınızı biliyorsunuz! 

Dün gece Murakami'nin Uyku'sunun pdf'ini buldum ve okudum. Doğan Kitap kısacık kitabı yok efendim kuşekağıda basıyoz bi de karton kapak yapıyoz diye 45 liraya okutmaya kalkmıştı zamanında (şu an ne kadar bilmiyorum) ben de almamıştım. İyi ki de almamışım. Murakami'den okuduğum 3. kitap ve bir fecaat. Bir de beğenmişler bu adamın hayranları bu kitabı, NEDEN? Başı sonu belli olmayan bir hikaye. Bir kadın, gördüğü bir kabus, belki de karabasan ile beraber uyuyamamaya başlar. Bu sürede hayatını hiçbir şey yokmuş gibi sürdürür ve mütemadiyen okur. Kocası, çocuğu, hiçbir şey fark etmezler. Kadın da bir yandan yaşamını sorgulamaya başlar. Bu sorgulama süreci bizi bir yere götürecek sanırız ama neredeee, klasik Murakami, kitap pat diye bitiverir. Daha fenası bu uzun öyküde kendini tekrarlayıp duran o kadar çok cümle var ki tahtaya sürtünen uzun tırnak sesi gibi (o sesi bildiniz)! Ben para vermeyin derim ama yine de siz bilirsiniz. 

Yoga yapan bir herif bulmuştum yutubda, onu izleyerek yoga yapacağım. Sabah olmuyorsa akşam olsun ne yapalım. Fıstık gibi bir kız olacağım göreceksiniz, götü başı sıkı böyle. Onun için spor da lazım tabi. Karantina biterse, yazın da Adana'da olursam yazılıyorum spor salonuna hadi bakalım. 

Size bir de neşeli şarkı bırakayım, üniversite 1'de çok dinlerdim:

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;