8 Kasım 2012 Perşembe


Yağmurlu bir Ankara öğleninde merhabalar ^.^
Şarkı şu olsun. 500 kez dinleyelim.

Bu gün sabahın on buçuğunda uyandım. Dersim 3'teydi oysa... Selin de çıkmıştı, şöyle azıcık gözümü aralayıp baktım, odada yalnızım. Biraz mutlu oldum, kendime azıcık daha yatakta debelenme hakkı tanıdım. 11'e kadar parça parça hayaller kurarak, bir şeyler düşünmeye çalışarak yattım.

Sonra baktım saat 11 oluyor. Duruma göre yemekhaneye gitmem gerekebilirdi. Çünkü kızlar inegöl köfte ve kısırı kaçırmak istemediklerini söylemişlerdi, ama yemeğe gelip gelmeyecekleri kesin değildi. Bari kalkıp bir şeyler atıştırayım dedim.

Ama ama ama... bir terslik vardı.
Öğlen olmasına rağmen akşam üzeri gibiydi oda, karanlığımsıydı. Güneş yoktu.  Sonra pencereden bir baktım ki ne göreyim?! Yağmur yağıyor -.-

Eğer bu gün dersim olmasaydı enfes bir gün olurdu zira yağmuru severim.
Sıcacık odamda oturur, kulağımda müziğim, ayağımda pofuduk terliklerim ders çalışırdım. (Evet artık kaşınmadan çalışabiliyorum köfteler ^.^ En azından biyoloji çalışabiliyorum. Kimya yine büyük bir sorun...)Ama ne yazık ki başta da dediğim, demediysem de demeyi düşündüğüm gibi üçte dersim var...

Şimdi gerginlikle gidip gelip yağmurun durumuna bakıyorum... Umarım benim yollara düşüp okula gitmem gerektiğinde o da durmuş olur... Çünkü şemsiyem yok! Evet bunca paniğin, söylenmenin, sızlanmanın nedeni buydu... Eğer şemsiyem olsaydı yine sorun olmazdı, seke seke giderdim ama şimdi bu hızla yağmaya devam ederse çok ıslanırım. Sonra da kesin hasta olurum.  Vizeler başlayacak, annem yok, bu şartlar altında hasta olmak istemiyorum!

Vizeler demişken, içimdeki gerginliğin bir nedeni de o tabii. Biraz oturdum sistematikle ilgili bi'şeyler okudum... Genel Biyoloji'yi komite usulü alıyoruz ve bu hiç iyi değil -.- Her hoca geliyor, bir şeyler anlatıp gidiyor... Kendilerinden sonraki hoca ne anlatacak onu da bilmiyorlar sanırım. En azından benim sorduğum hoca bilmiyormuş. Böyle olunca konuyu okuyup gitme imkanı olmuyor. Oysa okuyup gitsem, azıcık fikir sahibi olsam daha iyi anlarım çünkü daha dikkatli dinlerim.

Hele Osman Hoca'nın girdiği hafta tam bir muamma benim için. Biraz moleküler yapıdan, biraz sınıflandırmadan, sistematikten biraz da evrimden söz etti gitti... Bunlar karşımıza ne oranda soru olarak çıkacak, nasıl sorumluyuz, ne kadarından sorumluyuz hiç bilmiyorum... O yüzden kitaptan tüm konuyu okuyup hocanın üzerinde durduğu kısımları sindirme yoluna gidiyorum sanırım...

Bir de 26'sında olacağını düşündüğüm vizenin pazartesi olacağını öğrenince böyle mideme Benjamin sürüsü oturdu sanki... İnternetteki sınav çizelgesinde de 26 diye görünüyor ama panoya astıklarına göre bir de pazartesi günü sınav yapacaklarmış... Hangisi doğru bilemiyorum... 

Yaz olsaydı ve köyde olsaydım şöyle bir görüntü vuku
bulabilirdi.
Çevre biyolojisi de azıcık korkunç çünkü hoca "Slaytlara çalışsanız yeter. Ben size hep sınavları dert etmeyin, öğrenmek için çalışın o zaman zaten yaparsınız diyorum ama öğrenci olunca sınavları da önemsiyorsunuz ister istemez" dedi. Bence bu ürkütücü çünkü içinde "öğrenmek isteyen bol bol araştırmıştır" mantığını barındırıyor olabilir! Ve öte yandan diğer sınıfın ilk sınavı dündü ve zor gibi olduğunu söylediler...

Ebru gerzek bir bakış açısı edindi, sağlığından değerli mi felsefesiyle yaklaşıyor. "Cessie, ilki kötü olsa noolur, kalsan nooolur, sağlığından kıymetli mi? Hep boş bunlaaar." Evet efendim kıymetli! Ölmeyi tercih ederim huleyn!

Buyur işte, yağmur da durmamış. Hızını bile eksiltmemiş. Odada mahsur kaldım *.*
Litfen ders saatim yaklaştığında dursun! 10 dakikalık bir kesinti yeter bana, sonra kaldığı yerden devam edebilir. Oraya ulaşınca şemsiye bulurum ben! *.*
Görseller deviantart'tan

6 yorum:

  1. önünde dört senen var alttan kalan derslerini verebilmen için. zerre kadar dert etme(: aklına takılan birşey olursa sormaktan da çekinme e mi kuzum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır alttan kalan dersim olmamalı -.-

      Sil
  2. işi baştan sıkı tutmak iyidir; sonra önünü alamıyor insan kendini bırakınca. şemsiye taşımayı ben de sevmem hiç; mahsur kalırım bazen senin gibi. ıslandığımla kaldığım da. şarkı güzelmiş bu arada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şarkıyı beğenmene sevindim.

      Sil
  3. aman sakın hasta olmaaaaa.
    annen gibi ilgilenmez kimsee.
    :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;