15 Eylül 2013 Pazar

Pride & Prejudice ve diğer şeyler

En sevdiğim pikenin altına saklanıp 12 sene çıkmayasım var. Galiba bende bir tür bozukluk var, huzur bulamamak gibi. Asla ama asla huzurlu değilim, herhalde hayatım boyunca hiç olmadım. Son zamanlarda kafam öyle karışık ki -ki sanırım bunu da bir senedir söylüyorum- gözlerimden uyku akmasına rağmen yatağa yatar yatmaz uyuyamıyorum. Kafamdaki sesleri bastırmak için müzik falan dinlemem gerekiyor, öyle sızıyorum. Nohut'la da işler yolunda gitmiyor.

Ne bu şimdi diyebilirsiniz, ben de kendime diyorum... Ne bu şimdi? Her şey olmuş bitmişken ve tam da bir şekilde dengeye ulaşmışken ne oluyor? Bilmiyorum ki. Gönül ilişkilerinden anlayan biri bana el atsın aslında. Cidden.

Gerçek şu ki Nohut beni incitti. Bu incinmişlik de şimdi patlak veriyor herhalde. Kendim bile neler oluyor anlayabilmiş değilim... Biraz bağırıp çağırmak istiyorum biraz da pataklamak istiyorum. Biraz da koşa koşa gitmek istiyorum, biraz da yok olmak. Biraz da hayatına hiç girmemiş olmak. Ama aslında hiçbirini istemiyorum da galiba. Her şey karman çorman. O da benim bu durumumu çok fazla iletişim halinde olmamıza bağlayıp benden biraz uzak durmaya karar verdi, başka çaresi yokmuş. Ben bu fikirden de nefret ettim çünkü bu, o kadar çok zaman geçiriyoruz ki birbirimizden sıkıldık gibi bir şey değil, eminim. Zaten zaman geçirmekten kastımız da telefonda konuşmak veya mesajlaşmak. Birbirimizi göremiyoruz bile, nasıl zaman geçirmekten sıkılalım.

Ben her şeyden ama her şeyden sıkıldım aslında. Belki de bitmek bilmeyen tatil neden oldu buna, ay kendimden bile sıkıldım, öyle salak bir ruh hali içindeyim. Bir de ilişkilerin en başını seviyormuşum ben herhalde, biraz da çekişmeli falan oluşunu. Ah, hem huzuru bulamıyorum diyip hem huzurdan yakınan kaç insan vardır memlekette?

Biz dün yine sevimsiz bir telefon görüşmesi yaptık. Ve böyle durumlarda Nohut birkaç gün boyunca bana soğuk davranıyordu, ben konuyu çözümledik sanırken salak salak sevimli şeylerden söz ederken bir bakıyordum aramızda koca bir duvar var. Tabii çok üzülüyordum falan. Ona bu ruh halinden kurtulana dek benimle iletişime geçmemesini söyledim. Bir süre görüşmeyeceğiz herhalde.

Düşündükçe sinirleniyorum! O hayatıma girmeden önce gayet hissizdim. Belki o hallerimi hatırlarsınız, bir süre de sürekli söz etmiştim bundan. İnsanları sevdiğimi hissetmiyordum, en çok sevdiğimi düşündüğüm insanları bile kaybetmek fikri içimde bir şeyleri değiştirmiyordu. Sadece bu gerçekleşirse üzüleceğimi tahmin ediyordum. Sonra Nohut tabii hayatıma girince değişti bu biraz. Bir ara da çığırından çıktı. Bazı sebepler yüzünden onu kaybetmekten çok korktum. Ve o bunu anlamadı. İşte en kabullenemediğim şey de bu -.- Dünyadaki tüm geri zekalı aşıklar gibi, normal bir kız gibi saçmalamaya başlamıştım. Ona ulaşamayınca panikliyordum ve ayrılmamızdan çok korkuyordum. Aramız kötü bile olsa yanımda olsun istiyordum. Ama bunu asla göremedi. Telefonu kapatıp yatmalar, beni habersiz bırakmalar. Tamam çok da habersiz bırakmadı belki ama... Geriye dönüp bakıyordum da, bir seneyi ağlayarak geçirmiş gibiyim. Neden? Buna ne gerek vardı? Sadece beni yatıştırabilirdi, bana karşı anlayışlı olabilirdi. Anlayışsız biri demek istemiyorum, gerçekten iyi ve sabırlı biri ama şu anki Nohut'la o zamanki Nohut arasında dağlar kadar fark var sanki. Bütün bunları düşünmek çok kötü. Hep bir şeyleri unutmadığımdan şikâyet eder. Ben de nefret ediyorum bir şeyleri unutamamaktan.

Şimdi de böyle karma karışığım işte.

Nohut'la kötü olduğumuzu annem de biliyor. Bu gün çok keyifsizdim. Film açtım onu izliyorum, odama gelip evi süpürmemi rica etti. Ben de ona "Anne ya, yarın yapsam? Kalkar kalkmaz süpürürüm, söz" dedim ama yüzünü gözünü buruşturarak çıktı odamdan. Ona da sinir oldum, yine pikenin altına saklanma isteği falan...

Film dediğimiz de Aşk ve Gurur veya Gurur ve Önyargı. Nasıl çevirmişler bilmiyorum, şu romanı da olan, evet evet o. Kitabı da okumak istiyorum uzun zamandır ben aslında da bir türlü alamadım. Kısmetse bu kış, karlar yağarken *.*

Filmi çok sevdim. Uzun uzun anlatacaktım ama anlatmış olduklarım içimdeki tüm enerjiyi tüketti zaten... O yüzden filmden de başka zaman söz edeyim.

Bu kadar.

5 yorum:

  1. ilişkiler, sevgili, sevilen insan, bana uzak geliyor, ama sana uyumak için bir tavsiye verebilirim, ben öyle yapınca uyuyabiliyorum, gözümün önüne simsiyah ama simsiyah bir dikdörtgen getirmeye çalışıyorum ve ya beyazını ve uğraşırken uyuya kalıyorum, yoksa hayaller peşimi bırakmaz...

    YanıtlaSil
  2. ilişkiler, sevgili, sevilen insan, bana uzak geliyor, ama sana uyumak için bir tavsiye verebilirim, ben öyle yapınca uyuyabiliyorum, gözümün önüne simsiyah ama simsiyah bir dikdörtgen getirmeye çalışıyorum ve ya beyazını ve uğraşırken uyuya kalıyorum, yoksa hayaller peşimi bırakmaz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bana da uzak geliyordu eskiden SempA ama peeeh başıma neler geldi :D deneyeceğim tavsiyeni.

      Sil
    2. bu arada yorumu yollarken internet gitti 2 kere yollamışım ^.^

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;