21 Eylül 2013 Cumartesi

yeni dönem başlıyoooor!

almost
Ruhun Yalnızlığı'nı okumanın ve House'u yeniden izlemeye başlamanın da etkisiyle kararımı bir kez daha sorguladım. Aslında kimseyi kandırmaya gerek yok, bölüme başladığımdan beri bunu düşünüyordum zaten, kendime itiraf edemesem de. İlk sene tam anlamıyla hayal kırıklığıydı. Hiçbir şey beklediğim gibi değildi. Daha özgür olacağımı düşünmüştüm ayrıca daha aktif olacağımızı, bizden bunun isteneceğini. Sanırım bizden beklenen bu gerçekten ama buna zorlandığımız söylenemez. Bunları bölümden bir iki arkadaşla da konuştuk. Onlar da şikayetçi durumdan. Fakat onlar iğneyi de çuvaldızı da biz öğrencilere batırıyor, çok pasifmişiz. Öğrencilerin ilgisiz olması hocaların da, ilgilenen diğer öğrencilerin de şevkini kırıyormuş. Bu bir noktaya kadar doğru evet, ama arkasına saklanılacak kadar büyük bir bahane değil.

Diyelim ki evet koca bölümde gerçekten ilgili 10 kişi var. Bu 10 kişi illa ki birbirini bulurdu. Bu 10 kişi bir araya gelmenin yolunu da bulurdu. Bu 10 kişinin 10'u aynı sınıfta olmasa da ikisi üçü aynı sınıfta olurdu. Ve hoca gerekirse dersi o iki kişiyle işlerdi, daha dolu işlerdi. Ama hiç kimse konuşmadı. Bunu onlara da söyledim, bu durumdan şikayet eden bizler de derse katılmak için çaba göstermedik. En başta dediğim gibi, hocalar da bizi buna zorlamadılar. Gerçi ben profesör olsam biyoloji birinci sınıf öğrencilerini sallar mıydım emin değilim. Neyse işte, sonuçta bölümün bana istediklerimi vermediğine karar verdim. Böylece kendime sordum: Psikoloji mi okumalıydım? Faruk Hoca (lisedeki coğrafya hocam, o gerzek okulda varlığımı ilk fark eden adam) bana 10. sınıftayken hata yaptığımı söylemişti sayısal seçmekle. Bana "TM seçmeli ve Hacettepe psikolojiyi hedeflemelisin." demişti. Ona çok değer veririm, o yüzden bu tavsiyesi, bu cümlesi geliverdi aklıma. İşte bunları sorguluyordum ve homurdanarak dolanıyordum ortalıkta. Hatta Cansu'ya "Hocaları da SUÇLUYORUM!" dedim. O anki atarlı ruh halimle ilgisizliğimizden şikayet etmek yerine gerekiyorsa striptiz yapmaları ve dersle ilgilenmemizi sağlamaları gerektiğini falan düşünüyordum tabi fjdsjkfds.

Eh, bütün bunlar, bu patlamalar ve kafa karışıklığı yani, sadece bir gece sürdü arkadaşlar çünkü ertesi gün ders programı açıklandı. Biraz heyecanlanmış olabilirim. Hemen Cansu'ya ve Sim'e yazdım feysbuktan, hangi dersten hangi hocayı kodlayacaksınız diye. Sonra da her şeyin karmakarışık olduğundan, kağıt kalem bulup not alarak bu karmaşaya bir son vermem gerektiğinden söz etmiş de olabilirim. Tamam, biraz çok heyecanlandım. *.*

İki gün sonra yollara düşüyorum. Yeni odam nasıl acaba? Burcu'yla yaşamak nasıl olacak? Burcu ile kalacak olmak güzel, ama Nohut ne olacak o zaman, onu bilmiyorum. Burcu'yla aynı bölümdeyiz. Muhtemelen hep aynı anda odada olacağız, Nohut'la eskisi kadar telefonda konuşamayız muhtemelen. Tabii bir de konuşmaların içeriği değişir. Genelde böyle durumlarda alışma sürecini canıma okuyarak geçiriyor. Bu senenin geçen seneki kadar kötü olmamasını umuyorum.

Bu gün Cansu'dan hocalarla ilgili malumat aldım. Bu yıl çevreyle ilgili bir ders yok diye üzülüyordum ama koruma biyolojisi var seçmeli *.* Dünyalar benim oldu hehe. Bu yaz azıcık okumuştum bu konuda, çok az ama. Felsefe'den ders almak istemiştim ama alamayacağım herhalde, her şey çakışıyor bölüm derslerimle, bok gibi. Burcu'yla telefonda tam bir saat kimden hangi dersi alacağımız üzerine konuştuk.

Yeni dönem başlıyor olum! *.*

6 yorum:

  1. Cessie, hayırlı olsun yeni dönem...

    Her şeyin bir çaresi var psikoloji okumak istiyorsan yüksek lisans yaparsın ya da ikinci üniversite olarak okursun filan...

    Seni eski blogumda da takip ediyodum biyolojiye de ilgili olduğunu biliyorum. O yüzden umutsuzluğa gerek yok ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahah o anlık bir şeymiş zaten, geçti galiba :)
      Ya da bu seneyi de atlatayım, öyle kesinleşsin.
      Teşekkür ederim :D

      Sil
  2. Cessie, şuan bilkent'te moleküler biyoloji ve genetik okuyan ve bu yıl tekrar sınava girip hacettepe psikolojiyi hedefleyen biri olarak yazdıkların bana bir anda biraz aa nasıl desem garip hissettirdi, hiç beklemediğin bir şeyle karşılaşmak gibiydi. Senin bölümünü baya sevdiğini düşünüyordum, aslında hala öyle düşünüyorum, yalnızca insanları sevmiyorsun gibi. Daha detaylı konuşmak istersen mail atsana! :)
    bir de hacettepe biyolojidesin değil mi? hacettepede derslerin ön koşulu var mı, varsa bunu nereden nasıl öğrenebiliriz? yani atıyorum psl 201 dersini almam için psl 100 ü almam gerekiyor gibi bir şey kastettiğim. şuanki ders seçimimle alakalı olduğu için bu yoruma sıkıştırdım kusura bakma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam, mail atarım sana :)

      Şöyle, bizim bölüm için en azından böyle bir şey söz konusu değil. Yani birinci sınıf olduğu halde dördüncü sınıftan ders alan bir arkadaşım vardı. Bir dersi almadan önce başka bir dersi alamıyorsun gibi bir şey yok ama tabii hocalar öyle sıçramalar yaparsak zorlanabileceğimizi söyleyerek ikaz ediyorlar.

      Sil
  3. Hemen hemen aynı şeyleri düşünüyoruz Cessie ama benim umudum var. Her ne kadar sınıf arkadaşlarım soğuk olsalar da zamanla alışacağız birbirimize.
    Lisedeki ortamı özlüyorum. Gerçi orada da mutsuzdum ama en azından insanları tanıyordum. Beni anlayan insanlar vardı. Burada kimseyi tanımıyorum ve bütün senenin böyle soğuk insanlarla geçirmekten korkuyorum. Ayrıca biyoloji çok iyi bir bölüm. Ama ben her zaman psikoloji okumak isterdim. Keşke açıköğretimden okunsa ya. Ben sözelciyim ve psikoloji okuyamıyorum. Yine de sevdiğim bir bölümdeyim.
    Cessie baksana daha başlamadan heyecanlandık :D Açıldıktan sonra neler hissedeceğiz acaba :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben arkadaş buldum aslında. Yani etrafımdaki insanlar hem sıcakkanlı, hem iyiler. Benimki öyle anlık bir şeydi, bölümü seviyorum yoksa *.*

      Bence çok güzel bir sene geçireceğiz.

      Sil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;