7 Ocak 2015 Çarşamba

kar *

yılbaşında, tatili fırsat bilerek eve gittim. annem beni çok özlemiş, ağlayıp duruyormuş. her neyse onun sevgisine maruz kaldım bol bol. evde dört gün kaldım ve o dört gün içinde, günde 9389432 öğün yemek yedim arkadaşlar. börekler, halujler, sonra yine börekler, hamsi tava, baklava, elmalı kurabiye, kek, aklınıza ne gelirse... çok aranan evlat modunda değildim, sanırım biraz huysuzdum ama annem aldırış etmedi. babama zaten çok nadir huysuzlanırım.

dönünce mert'e geldim direkt ve onun evine yerleştim. cuma döndüm, pazartesi iki sınavım vardı. pazartesiye kadar her gün çeşitli zamanlarda ağladım durdum. özellikle sabahları büyük bir panikle kalktım ve kolay kolay sakinleşemedim. niye? sınav var diye. gerçekten kulağa çok saçma geldiğini biliyorum, bunun farkındayım. ama böyle oldu pek kendime hakim olamadım.

kendime dedim ki "cessie, tamam tüm dönem boyunca uyumuş olabilirsin. derslere girmemiş olabilirsin. dolayısıyla vizelerin kötü geçmiş olabilir ve muhtemelen finallerin de kötü geçecek. bunu kabullen ve bununla yaşa. kendini paralama, bir rahat ol. tamam en kötü ihtimalle okulu bir dönem uzatacaksın, düzeltirsin, toparlarsın." düşününce mantıklı konuşmuşum ama uygulama konusunda başarılı olamadım. pazartesi gününü atlatınca, düzelir gibi oldum.

cuma günü kültürel çeşitlilik sınavı var. hoca final sınavında soru sormak üzere üç kitap ismi vermişti ve okunmasını istemişti. onlardan ikisini bayağı önceden okudum bitirdim. konulara da hakimim, kitaplar hakkında da fikrim var. ama işte o üçüncü kitaba bir türlü elim gitmedi, okuyamadım, okuyamadım ve okuyamadım. okusam bu gün bitirebilirim ama yine de mini mini bir telaş var içimde. son zamanlarda bir sayfa kitap okudun mu diye sorun, kitap da okuyamıyorum. ne olacağım hakkında hiç fikrim yok.

buraya felaket kar yağdı. pazartesi sabahı kalktığımızda her yerin bembeyaz olduğunu gördük. sekiz buçukta gireceğim sınav için sabahın altısında uyandım ve erkenden yollara düştüm çünkü mert'in evi cehennemin dibinde. durağa gittik ve otobüs beklemeye başladık, başka insanlar da vardı. otobüsün geleceğinden emin olmak için ego'yu aradık falan, gelecek dediler. biz öyle masum masum otobüs beklerken yoldan geçen bir amca "otobüs bekliyorsanız beklemeyin, otobüs diğer taraftan gitti" dedi. anladığım kadarı ile otobüs ara sokaklara girmemiş, ara duraklara uğramamış. "ne olacak şimdi?" diye bir panik mert'e baktığımı hatırlıyorum. beni kolumdan tuttuğu gibi aşağıya, ana yola en yakın durağa sürükledi. bir yandan otobüs bekledik, bir yandan otostop çektik. neyse ki çok gecikmeden bir otobüs geldi ve mucizevi bir şekilde, belki de akışkanlaşarak kendimi otobüsteki yokmuş gibi davranan boşluğa sığdırmayı başardım. sonra koştur koştur metroya bindim. saat sekiz yirmibeşte kampüsteydim. sınava yetiştim anlayacağınız.

yazmadığım süre içerisinde iki kez otobüs kartı kaybettim. en sevdiğim kolyemin ucu düştü ve kayboldu ve en sevdiğim çantamın askısı koptu. koray'a bunu aynen bu şekilde ifade ettiğimde yorumu şu oldu: "kesinlikle malsın." hayır bence kesinlikle mal değilim. son derece akıllı, zeki ve karizmatik oluşumun yanında biraz kötü talihe sahibim o kadar.

üç sınavım kaldı. şu finalleri bir atlatsam başka hiçbir şey istemiyorum. kendime sanırım sekiz milyonuncu kez, diğer dönem daha düzenli ve daha iyi çalışacağım diyorum, ben bile pek inanmıyorum ama hadi hayırlısı.

12 yorum:

  1. Anneler çocuklarına aynı davranıyor galba. İlk satırlar sanki bizi anlatıyor. anen çerkez mi halujdan bahsettiniz. Güzel yemektir. yapmadım ama çok yedim.sınavlarınızda başarılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annem ve babam çerkez :) Ben de bol bol yiyorum ele geçirdikçe eheh.
      Sınavlar için teşekkür ederim, bakalım ne olacak.

      Sil
    2. Selam kayınvalidem Çerkez kayınpederim Abaza .Çerkez yemeklerini bilirm.nerelisiniz?

      Sil
    3. annem ceyhanlı babam da maraşlı.

      Sil
  2. Tam beni anlatıyorsun. Dışardan bakınca her şey daha doğal geliyor tabi. Kendin olunca başka :) Bi' de benim gibileri de varmış diyorsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben son birkaç aydır hiç iyi bir hal ve gidişat içinde değildim, bu yüzden benim gibilerin olmasına sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum ama, hepimize şunu söylemek istiyorum: yıkılmadık, ayaktayız, fight!

      Sil
    2. Bence insan kendisiyle aynı sorunları yaşayan biriyle karşılaştığında yaşadıklarının olasılık dahilinde ve üstesinden gelinebilir şeyler olduğunu düşünüyor. Emin değilim tabi belki de bencillik :)

      Sil
    3. aslında haklısın. bencillik mi bilmiyorum, değil belki.

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. özellikle sexi iç giyimle ilgilenen arkadaşlar varsa şunu şöyle yayınlıyorum.

      Sil
  4. iyi iyi her şey yolunda her zamanki gibisin yaaa :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;