18 Ocak 2017 Çarşamba

sonik hanım şalanjı 2

Demek kalbimi kazanmanın beş yolu... Demek beş yol... Umursamaz, umutsuz, depresif, kaba, arıza, ne bok yediği asla belli olmayan, mümkünse ne bok yediğinizi kendiniz de bilmeyen bir insan olun, benim ponçik kalbimi cepte bilin, başka bir şeye ihtiyaç yok, herkes yapabilir gkjjdskgfd. Gerçekten. Ondan sonra da ağlıyorum benim aşk hayatım neden bu kadar umutsuz diye. Ben de böyle bir malım çünkü. 

Neyse kinayeyi bir kenara bırakacak olur isek, kalbimi kazanmak için beş şeye bile gerek olmayabilir aslında ya. Kriterleri olan bir insan değilim, biriyle tanışınca bakıyorum, sevilecekse bir şekilde bunu anlayıp seviyorum. Ama maddeleme konusunda da hevesliyim. 

1.Kesinlikle boş ve aptal olmasın. Cıvık da olmasın, cıvıklıktan nefret ederim. Bir insanın karşısına oturduğumda müzikten, edebiyattan, sinemadan, sağdan soldan, hayattan konuşabilmeliyim. Hatta bu konulardan en az birinde benden daha bilgili ise o zaman benim için bu kişi ile ilişki halinde olmak daha keyifli olacaktır. Hayatıma giren her adam beni böyle böyle tavladı. Müzikten yürüyünce başarı ihtimali artıyor dsjhkdjf.

2.Özgüveni düşük olmasın. Aslında hepimizin dönemsel özgüven sorunları olabilir. Benim de oluyor. Genel olarak özgüven sorunu da olabilir karşımdakinin. Ama işte işi benimle bir ego mücadelesine çevirip bir de kendisine acımaya başlarsa imkanı yok bu işten sağ çıkamayız. Ortalık savaş alanına döner. Bunları yapmasın. Kendisiyle barışık olsun. Benimle de barışık olsun. Olamıyorsa bile problemlerini kendine acıma boyutuna getirmesin. Acıdığım bir insanı asla ama asla sevemiyorum ben. En sevdiğim insanlar da en acımasız davrandığım insanlardır, çok net. 

3. İntihara meyli olmasın. Gerçekten. O kaybeden triplerini cool bulmayı ergenlik yıllarımda bıraktım. Ben kendim zaten ne bok yediği belli olmayan bir insanım her beş günde bir ölmeye karar veriyorum. Benden daha depresif birileri ile olmuyor, onu mu kaldıracağım kendimi mi toparlayacağım asla bilemediğimden iyice dağılıyorum. Ayaklı kişisel gelişim kitabı gibi insanları da çok sıkıcı buluyorum gerçi. Beatles şarkısı gibi birine tahammül edemem, Beatles'a da tahammül edemiyorum zaten. Bunun bir ortasını bulursak çok mutlu olacağım.

4. Anlamsızlıktan anlamsızlığa savrulup durmasın. Bir amacı olsun. Amaç dediğimde böyle kutsal amaçlar, büyük hayaller, şu olacağım bunu yapacağım tripleri olmak zorunda değil. Mesela bu günkü amacı X kitabını okuyup bitirmek olabilir. Bunu yapacağım diyip yapabilen biri olsun ve sonra da bundan mutlu olsun. Hayatta anlam bulamayan insanlarla hiçbir ilişkiyi yürütemiyorsun. Hani sadece asgari düzeyde zaman geçirmiş oluyorsunuz. Ama derinlikli bir şeyler büyüyüp gelişemiyor, çünkü içine gömüldüğü anlamsızlık içerisinde ya değer veremiyor ya da ilk kez bir şey oluyor bir şey yeşeriyor diye korkudan aklı götüne kaçıyor. Ondan sonra inanılmaz gereksiz trajediler falan doğuyor, hiç elle tutulur bir nedeni de yok. 

5. Buna iki madde sığdıracağım, alt maddeler fgdkjgfd. Çünkü beş madde yetmedi. 
  • Yaşamın bütününden keyif alsın. Yaşamı tüm mücadeleleri ile sevsin, doğayı sevsin, insanları ağaçları falan sevsin. Az buçuk iç dengesi olsun, biraz umutlu olsun.
  • Kıskanç olmasın. Hiç kıskanç olmazsa olmaz. Ama çok kıskanç olursa da olmaz benim hayat tarzım ortada çünkü. 
Şimdi diyeceksiniz ki biz kalbini kazanmanın beş yolunu sorduk sen beyaz atlı prensini anlattın. E bu işte, ne? Çiçek alsın, arabayla eve bıraksın, küçük sürprizler yapsın gibi beklentilerim hiçbir zaman olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Bok gibi bir insan olmasın, bir de ağzıma sıçmasın yeter. Entelektüel birikim, iyi müzik zevki falan yeterince ilgimi çekiyor zaten. Bir de karşımdakinin yorumlarını boş ve samimiyetsiz bulmuyorsam kalbim o taraflara karşı ister istemez koşturmaya başlıyor. En mühimi anlaşılmak. Bir insanın beni anladığını hissediyorsam kalbimi kaptırmamam imkansız gibi bir şey zaten. Başka da bir yolu yöntemi yok, aynı frekansta değilsek zaten ağzıyla kuş tutsa da fayda etmeyecektir.

Size bir de şarkı bırakıyorum. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;