10 Mart 2015 Salı

müzikli meydan okuma 22,23,24 ve kickboks topluluğu tanışma partisi

Önce kısaca partiyi anlatacağım, sonra şarkıları bırakacağım. Kimseyle yakın olmadığımdan isimleri ifşa edip etmeme konusunda çok kararsızım. Neyse bir başlayayım da hayırlısıyla.

Herhangi bir partide giyecek kıyafetim yok gerçekten. Bir tane topuklu ayakkabım yok. Kot-tişört-spor ayakkbı/bot insanıyım. Bir eteğim vardı onu giydim, etek benim için büyük adım. Bir de siyah bir bluz. Ayağımda kahverengi botlarım vardı, olveyz! Bilmiyorum süslü kız grubum içerisinde sönük mü kaldım ahah. Yurttan kızlarla toplaştık birlikte gidecektik mekana. Şevay araba ayarladım arkadaşlar bırakacak dedi fakat çocukların benzini bitti. Üçümüz taksiyle gittik, Tuğba otostop çekmiş, Şevay oğlanları beklemiş. Bunu çok rezilce buldular ve kimseye anlatmama kararı aldılar ama ohohoho her türlü rezalet komiktir ve benim tarafımca utanç verici bulunmaz. Geciktik haliyle. Oturacak yer bulma konusunda da zorlandık, küçük bir yerdi. Arkalara sıkıştık biz Buse'yle, Fatmagül'le Tuğba ön tarafta kaldı. Eğlenmeye çok kararlıydım, o kafayla gidince hiçbir şeyi sorun etmedim ben. Adeta bir Polyanna'ydım. Yanıbaşımda söylenip duran Buse'ye çok aldırış edemedim, karşımda oturan çocuklarla tanıştım. Yanımda oturan kızla tanıştım, onun yanında bizim bölümden, yüksek lisans yapan bir kız oturuyordu, Pelin adı. Onunla konuştuk. Velhasılı kotardım kendi adıma geceyi. Biralar gelince her şey daha güzel oldu zaten. Geç sipariş veren Buse siparişinin geç gelişine de çok sinirlendi. Biramdan birkaç yudum almasına izin verdim.

Gece ilerleyince hepimiz ayaklandık. Ben ömrümce o kadar dans ettiğimi hatırlamıyorum. Dördüncü biram bittiğinde, her zaman olduğu gibi, her şey daha bulanık görünmeye başlamıştı ve ara ara yanımdaki yöremdeki insanların koluna tutunmaya başlamıştım ahah. Ya ama aklım çok başımdaydı, rezalet çıkarmadım... Alperen'le dans etme gafletinde bulunmak dışında her şey güzeldi. Tuvalete gittim, dans ederek dönüyordum. Bunları görünce azıcık da onlarla eyleşeyim dedim. Alperen'in elini tuttum düşmemek adına, o eli geri alamadım zaten. Bir de arkadan insanlar geçiyor bahanesiyle biraz birbirimize yapışmamıza neden oldu. Bir ara kendimi kaptırdığımdan çok fark edemedim bunları ama sonra "Bir dakika lan nooluyor?!" oldum ve cüzdanımı bırakma bahanesiyle masanın öte taraflarına kaçtım. O esnada hafif tempolu bir şarkı başladı, Şahin Abi dansa kaldırdı beni. İki kez dans etti benimle, birinde ben onu kaldırmıştım, işte ikincide de o beni. O esnada Alperen yanımıza yaklaşmaktaydı ama oturdu kaldı ben Şahin Abi'yle dans edince. Sonra da tekrar oradan sıvışıp Fırat'ın yanında zıpladım bir süre. Bir ara da Ömer Faruk'la dans ettiğimi hatırlıyorum. Onun dışında önüme gelen herkesle oynadım zaten. İnsan ayırt etmedim.

Fakat Alperen Instagram'dan mesaj attı bana. Tamam ayıp olmasın dedik cevap verdik. Ama sonra günaydın mesajları gelmeye başladı. En son Instagram'dan attığı mesaja cevap alamayınca numaramı almaya karar vermiş, vatsaptan yazdı. Kafamda kırmızı sirenler ötmeye başladı, birinci sınıftaki Utku meselesine dönecek bu olay, çok korkuyorum. Bu dönem kickboksta çok mutluyum, bir gerginlik istemiyorum. Oğlanla ilgilenmiyorum, ayrıca benden küçük. Bu yüzden konuşurken laf arasında Tekirdağ'a "uzun süredir görüştüğüm ve ilgilendiğim" çocuğu ziyarete gideceğimi söyledim. Buna rağmen bu sabah bir günaydın mesajı daha aldım. Çok iyi niyetli davranarak sadece arkadaş olmak istediğini varsaymaya çalışıyorum ama, onun dışında hiçkimse ama hiç kimse ne beni sağdan soldan ekledi ne numaramı buldu arkadaşlar. Eminim sağda solda gördüklerinde selam vermekle ve ayak üstü sohbetlerle yetinecekler ve bence arkadaşlıklar böyle kurulmalı. Gerçekten. Öbür türlü çok geriliyorum ve ürküyorum. Bana bu konuda akıl vermek isterseniz, asla hayır demem. Kaba davranmak da istemiyorum. Bilemedim.

Bu arada gerçekten hafta sonu Tekirdağ'a gitme ihtimalim var. Neden gidiyorsun diye soracak olursanız, mantıklı bir açıklamam yok. Sanırım Uğur Bey de dahil olmak üzere herkesin artık bu oğlanı görmem gerektiği yönündeki yorumları bunda etkili. Her koşulda kendim için kalp kırıklığı görüyorum. Neden böyle oluyor? Çünkü malım. Gerçekten çok korkuyorum. Cuma yola çıkmayı düşünüyorum. Dolayısıyla üç gün var ve umarım bu üç gün içinde ölürüm. Gerçekten.

Öbür yandan, neresinden bakarsak bakalım bu da bir macera diye düşünüyorum. Ve bu korunaklı ve kendi kabuğunda yaşamdan çok bezdiğimden, her türlü saçmalığın ortasına atlamaya varım!

Bu akşam kick boksu ekip Cansu ve Mert'le yemek yiyeceğim. O yüzden hemen şarkıları da bırakıp hazırlanmalıyım diye düşünüyorum.

22. soru beni umutlu hissettiren şarkının hangisi olduğu. Bu şarkıyı inanılmaz seviyorum ve ne zaman dinlesem, umutlu mu bilmiyorum ama kesinlikle mutlu oluyorum. Vampire Weekend - Step.
23. soru en sevdiğim gruptan seçeceğim bir şarkının hangisi olduğu ve bu gerçekten çok zor bir soru. En sevdiğim grup hangisi bilmeyişimi bir yana bırakırsak, en sevdiğim şarkıyı seçmem de imkansız. Placebo'nun her şarkısını seviyorum, adet yerini bulsun diye buraya bırakacağım rast gele.
24. gün istenense sevdiğim bir filmden bir şarkı seçmem. Çok fazla film izlemiyorum, film kültürüm sefil gerçekten, yok. Olamıyor. Bu yüzden bu sorunun yanıtı çok net. Donnie Darko'nun finalinde çalan Mad World.

Neden bilmiyorum, videouyu ekleyemedim, sağolsun blogger. O yüzden şöylece link bırakıyorum.

Onun dışında, bu da sadece içimden geldi: Bazen insan balık gibidir...

3 yorum:

  1. ayyyy noldu acaba tekirin dağı yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu sabah geldim :D kendime geleyim anlatırım.

      Sil
  2. annat ama yaaa :) bugün pazar nolduu :)

    YanıtlaSil

Bu aralar dinliyorum / aşığım

nasiplenin arkadaşlar :)

926 şarkının sadece 200'ünün gösterilmesi ayıp.

Zevkle Takip Ediyoruz:

Kitapkurtları;

Farklı İklimlerden;